Setlist türkçesi Setlist nedir

  • Bir grubun konser esnasında çalmayı planladığı şarkıların listesi.
  • Konserde çalınan veya çalınacak şarkı listesi.

Setlist ingilizcede ne demek, Setlist nerede nasıl kullanılır?

Setlines : Çapari. Parakete. Çaparı. Paraka.

Set a boat afloat : Tekneyi yüzdürmek.

Set a broken bone : Kırık bir kemiği uygun yerine yerleştirmek. Kırık bir kemiği yerine yerleştirmek.

Set a clock : Saati ayarlamak. Saati doğru zamana ayarlamak.

Set a date : Bir tarih belirlemek.

Set a path : Yol belirle.

Set a high standard : Yüksek bir standardı tutturmak. Yüksek bir standart tutturmak.

Set a high value on : Çok kıymet vermek.

Set a limit to : Verilen bir değere limit koymak.

Set a match to : Yakmak.

İngilizce Setlist Türkçe anlamı, Setlist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Setlist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Secure : Sıkı sıkı kapalı. Teminat vermek. Ele geçirmek. Sağlama almak. Sıkı sıkı kapamak. Sigortalamak. Emin. Güvencede. İyice kapamak. Sıkıca kapatmak.

Recruit : Üye yapmak. Toplamak (askeri terim). Yardım etmek. Adam toplamak. İyileştirmek. İşe almak. İyileşmek. Silah altına almak. Sağlığı iyileşmek. Asker toplamak.

Conscript : Askere alınmış genç. Askere alınmış. Asker. Zorunlu çalıştırılan. Askere alınmış (kimse). Askere almak. Askere çağırmak. Askere alınmış kimse. Acemi asker.

 

Procure : Sağlamak. Elde etmek. Temin etmek. Ettirmek. Kadın sağlamak. Kazanmak. Neden olmak. Tedarik etmek. Pezevenklik etmek. Yaptırmak.

Engage : Tutturmak. Bağlamak. Birbirine geçmek. Verginle tutmak. İşe almak. Kullanmak. (bir işle) meşgul olmak. Garanti etmek. Birbirine geçirmek. Taahhüt etmek.

Sign up : Kayıt açmak. Kayıt. Yazılmak. Kayıt olmak. Sözleşme imzalamak. Üye ol. Kaydolmak. Hesap yaratmak. Kaydet. Kaydol.

Setlist zıt anlamlı kelimeler, Setlist kelime anlamı

Discharge : Ödemek. Aklama alacaklının alacak hakkından vazgeçmesi sonucu borçlunun borcundan kurtulması. tır karnesi himayesindeki eşyanın varış gümrüğüne gelmesi ve gümrük denetimindeki bir yere boşaltılmasıyla ilgili işlemler. Boşaltım. Serbest bırakmak. Boşalmak. Taburcu etmek (hastayı). Akım. İbra. Boşalma. Biriktirilmiş erkenin dizgeden dışarıya kaçışı.