Sex differentiation türkçesi Sex differentiation nedir

  • Cinsel farklılıklar.
  • Eşey farklılaşması.
  • Gametlerin dişi ve erkek olarak farklılaşması, seks farklılaşması.
  • Seks farklılaşması.
  • Gametlerin dişi ve erkek olarak farklılaşması. farklı eşey organları ile organizmanın eşey olarak ayrılması. seks farklılaşması.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Sex differentiation ingilizcede ne demek, Sex differentiation nerede nasıl kullanılır?

Sex : Seks. Cinsel. Dişi ile erkeği birbirinden ayrımlı kılan fiziksel özellikler. Cinslik. Cinsel ilişki. Cinsellik. Cinsiyet. Eşey. Erkek veya dişi olma durumu, eşey. Sevişme.

Differentiation : Ayrımlaşma. Ayrım. Farklılaştırma. Hücre farklılaşması. Farklılaşma. Fark. Farklılaşım. Diferensiyasyon. Türevleme.

Sex act : Cinsel münasebet. Cinsi münasebet. Cinsel ilişki. Cinsel birleşme.

Sex aids : Heyecanı artırmak ve sekse çeşitlilik vermek için kullanılan nesneler. Seks aletleri.

Sex anomaly : Cinsel anomali.

Sex appeal : Seksapel. Çekicilik. Seksilik. Cinsel çekicilik. Cinsel cazibe.

Sex ascription : Cinsel oryantasyon (heteroseksüel ve homoseksüel).

İngilizce Sex differentiation Türkçe anlamı, Sex differentiation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sex differentiation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Akasya. Salkım ağacı.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu.

 

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Sex differentiation synonyms : aardwolf, a chromosome, abiotic factor, a site, a protein, sex differences, a cell.