Sickless türkçesi Sickless nedir

  • Orakla biçmek.
  • Orak.

Sickless ingilizcede ne demek, Sickless nerede nasıl kullanılır?

Sickles : Hilal. Orakla biçmek. Orak.

Sickle cell : Orak hücre. Orak göze.

Sickle cell anaemia : Orak hücreli anemi. Orak hücre hastalığı. Orak hücre anemisi.

Sickle cell anemia : Orak gözeli kansızlık. Alyuvarda, beta zincirlerinde glutamik asit yerine valin amin asit bulunduran anormal hemoglobin tipi olan hemoglobin s bulunmasından kaynaklanan, düşük oksijen basınçlarında orak biçimini alan alyuvarın dolaşımda hemolize uğraması sonucu oluşan bir hemolitik anemi tipi. (tıp) anemi orak hücresi. Orak hücreli anemi. Kusurlu hemoglobin üretiminin neticesinde meydana gelen anemi ile karakterize kalıtsal hastalık (kırmızı kan hücrelerinin deforme olması, oksijen yetmezliği, ve dolaşım sistemi problemlerine sebep olan). Orak hücre anemisi.

Sickle wort : Ballıbabagiller (labiatae) familyasından, yaprakları basit ya da hafif parçalı, dairesel dizilişli, fındıksı tipte meyveleri olan, çok yıllık, otsu bitki. Dağ eriği.

Hammer and sickle : Orak çekiç. Orak ve çekiç. İşçi ve çiftçiyi temsil eden çapraz bir çekiç ile orak sembolü (eski sovyetler birliği bayrağının bir parçası).

Sickled : Orakla kesilmiş. Oraklanmış.

Sicklily : Hasta edici. Hastalığa meyilli.

 

Sickliness : Hastalıklılık. Zayıflık. Kusma. Sağlıksızlık. Güçsüzlük. Hastalıklı olma. Halsizlik. Bozuk sağlık durumundan muzdarip olma eğilimi. Kuvvetsizlik.

Sicklemia : Kanda orak hücre oluşumu. (tıp) anemi orak hücresi. Orak gözelilik. Kusurlu hemoglobin üretiminin neticesinde meydana gelen anemi ile karakterize kalıtsal hastalık (kırmızı kan hücrelerinin deforme olması, oksijen yetmezliği, ve dolaşım sistemi problemlerine sebep olan).

İngilizce Sickless Türkçe anlamı, Sickless eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sickless ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Food poisoning : Patojenik veya toksik maddelerle kirlenmiş besinlerin yenmesi neticesinde meydana gelen hastalık (kusma ve ishalle karakterize). Gıdalarda bozulma ve bulaşma sonucu oluşan toksik maddelerin gıdayla vücuda alınmasından sonra canlılarda meydana gelen patolojik durum. Gıda zehirlenmesi. Besin zehirlenmesi. Gıda kaynaklı hastalıkların genel adı. gıda yoluyla alınan toksinlerin neden olduğu hastalıklar.

Condition : İkmal. Hal. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Şarta bağlamak. Hayvanların bakım ve beslenmelerine göre gösterdikleri zayıflık veya topluluk durumu. Şartına bağlamak. Mevki. Gerekli ya da zorunlu olan şey. Düzenlemek. Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Toxaemia : Toksemi. Kan ağılanımı. Kan zehirlenmesi.

Falx : Falks. Beyindeki hilal şeklindeki yapı (anatomi terimi).

Collapse : Katlamak. Çöküş. Suya düşmek. Cesaretini yitirmek. Çökertme. Bozulmak. Başarısız olmak. Bayılmak. Çöküntü. Ciğerlerine hava gitmemek.

 

Growth : Bir bitkiden sarkan dallar. Ur. Büyümüş şey. Yükseliş. Yaşlanma. Büyüme. Nema. İnkişaf. Gelişme. Kaynak.

Toxemia : Bakteri zehirlerinin kana geçmesi sonucu meydana gelen zehirlenme hali. metabolik bozukluklardan kaynaklanan durum. Kan ağılanımı. Toksemi. Kan zehirlenmesi.

Heady : Çarpıcı (esans veya içki). Kafa yapan. Kurnaz. Açıkgöz. Delişmen. İnatçı. Sert. Dik kafalı. Atak. Düşüncesiz.

Disease : Rahatsızlık. Lyme hastalığı. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Sayrılık. Hastalık. İllet. Maraz. Dert. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu.

Sickless synonyms : ozone sickness, gastrointestinal disorder, toxaemia of pregnancy, catastrophic illness, gas embolism, air embolism, reaping hook, anuresis, plumbism, toxemia of pregnancy, amyloidosis, malady, rash, unhealthiness, indisposition, harvester, unwellness, prostration, hypermotility, ill health, anuria, sickle, sickles, saturnism, illness, health problem, bold, foolhardy, aeroembolism, caisson disease, bends, lead poisoning, harvesters.

Sickless zıt anlamlı kelimeler, Sickless kelime anlamı

Wellness : İyi durumda olma. Sağlık. Sağlıklılık. Kuvvetlilik. Sıhhat. Sağlıklı olma durumu. İyilik. Sıhhatli olma durumu. Güçlülük. İyi olma durumu.

Good health : Sağlıklı olma. Hastalığı olmayan durum. Sağlık. İyilik. İyi oluş (fiziksel veya ruhsal). İyi sağlık durumu.

Timid : Sakınan. Cüretsiz. Cesaretsiz. Ürkek. Tutuk. Çıtkırıldım. Çekingen. Utangaç. Tavşan yürekli. Mahçup.

Sickless ingilizce tanımı, definition of Sickless

Sickless kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Free from sickness.