Silure türkçesi Silure nedir

  • Balık türü (iri ve uzun kedibalığı gibi).
  • [#mersin Mersin balığı].

Silure ingilizcede ne demek, Silure nerede nasıl kullanılır?

Silurian : Birinci zamanın üçüncü dönemi ve bu dönemde çökeltilmiş olan katmanlar. Silur. Silüriyen. Silür.

Silage : Biçilmiş, belirli boyutlara getirilmiş, bir süre pörsütülmüş ve yeterli düzeyde kuru madde içeren yeşil yemlerin, silo içerisine sıkıştırılarak yerleştirilip hava alması engellenecek biçimde üzeri kapatıldıktan sonra doğal laktik asit bakterileri veya yapay olarak asitlerle fermantasyona uğratılmasıyla elde edilen konserve yem. Yeşillik. Silaj.

Silage adding stimulant : Uyarıcı katılan silaj. Silajlarda laktik asit üretimini en yüksek düzeye çıkararak yemlerin iyi bir biçimde konservasyonunu sağlamak için laktik asit bakterileri, laktobasiller, pediokoklar, streptokoklar ve mayalar gibi inokulant, selülaz, amilaz, hemiselülaz, pektinaz ve proteaz gibi enzim ve melas, sukroz ve glikoz gibi şekerlerden birinin veya birkaçının katıldığı silaj.

Silage additives : Silolama yardımcı maddeleri. Silaj katkı maddeleri. Silolama işlemi sırasında eklenen uyarıcılar; inokulantlar, enzimler, melas, sukroz, glikoz gibi şekerlerle inhibitörler; propiyonik asit, formik asit, süt asidi gibi asitler yanında amonyak formaldehit, sülfürdioksit gibi kimyasallar; tuz, üre, peynir altı suyu, hayvan pancarı, patates, pancar posası gibi tüm bu maddelerin silaja katılmasıyla silajın besin madde içeriğini artırmak hem de iyi bir fermantasyon sağlamak için kullanılan maddeler, silolama yardımcı maddeleri.

 

Silage emptying machine : Silaj boşaltma makinesi. Kule tipi silolardan silaj boşaltmaya yarayan, kendi ekseni ve silaj yüzeyinde dairevi dönerek tırmalayıp toplayıcı helezon ve püskürtme tertibatı bulunan bir makine.

Silane : Silan.

Silage microbiology : Silaj kalitesine bağlı olarak silajda oluşan yararlı laktik asit bakterileri veya zararlı mikroorganizma topluluğunun ifadesi. Silaj mikrobiyolojisi.

Silage silo : Dayanma veya kullanma sürelerine göre sürekli veya geçici olan; yığın, çit, saman balyası, preslenmiş balya, ahşap, briket, taş, tahta, tuğla, beton veya metal gibi malzemelerden yapılabilen; tiplerine göre kule veya kuyu tipinde düşey veya hendek tipi yüzeysel; silindirik, köşeli, üç yanı kapalı bir yanı açık veya iki yanı kapalı iki yanı açık biçimlerinde olabilen, silajın yapıldığı ve saklandığı yer. Silaj silosu.

Silage gangsaw : Silaj testeresi. Sıkışık silaj kütlesinden silaj yemi almada kullanılan, motorlu ağaç testeresine benzer özel bir testere.

Silage knife : Silaj bıçağı. Sıkışık silaj kütlesinden silaj yemi almada kullanılan, ağzı geniş dişli, sapında iki küçük tutma kolcuğu bulunan özel bir bıçak.

İngilizce Silure Türkçe anlamı, Silure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Silure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Naught : Sıfır. Hiç. Hava. Başarısız kalmak. Dretnot. Hiçbirşey. Hiçbir şey. Hiçlik.

Estimate : Teklif. Hesap etmek. Değer biçmek. Takdir. Oranlamak. Ücretlendirmek. Hesap. Fikir edinmek. Hüküm vermek. Kestirim.

Nonconformance : Uyuşmazlık. Geleneksel kurallara veya standartlara uymama. Bağdaşmama.

Failing : Hata. Zayıf nokta. Zaaf. Yanılan. Başarısızlık. Yokluğunda. Eksilen. Kusur. Olmazsa. Zayıflık.

Take into account : Düşünmek. Dikkate almak. Göz önüne almak. Nazara almak. Gözönüne almak. Göz önünde bulundurmak. Hesaba katmak. Hesaba almak. Nazarı itibara almak. Hesaplamak.

Belugas : Mersin morinası. Beyaz balina. Beluga balinası. Morina. Mersinmorinası. Büyük mersin balığı. Ak balina. Beluga balığı.

Wels : At balığı. Yayın balığı. Orta ve doğu avrupa'da rastlanan büyük ve uzun yayın balığı.

Nonpayment : Ademi tediye. Adem-i tediye. Ödemesiz. Tediye etmeme. Bir borcu ödememe. Ödeme yapmama. Ödememe.

Error : Yanlış. Dalalet. Yanılgı. Yanılma. Bir niceliğin gerçek değeri ile ölçülen değer arasındaki fark. Sayılamada dikkatsizlik ya da unutkanlık yüzünden hesaplama işlemlerinde, verilerin yorumlanmasında yapılan yanlışlık. Hata. Falso. Suç. Doğabilimsel ölçümlerde ölçü aygıtlarından, insan değerlendirmelerinin yetersizliğinden kaynaklanan belirsizlikler.

Default : Kusur. Hükmen mağlup sayılmak. Yükümlülüğünü yerine getirmemek. Bir görevi yerine getirmemek. Bir borcu ödememek. Mahkemeye gelmemek. Gıyap. Karşılaşmaya katılmamak. Gelmeme.

Silure synonyms : nonaccomplishment, misplay, nonachievement, backsliding, nonremittal, calculate, sturgeon, nonconformity, out, relapsing, loss, relapse, judge, evaluate, reverting, forecast, pacific sturgeon, beluga, sheatfish, lapsing, count on, pass judgment, reversion, common sturgeon, flunk, allow, reckon, sturgeons, lapse.

Silure zıt anlamlı kelimeler, Silure kelime anlamı

Passing : Geçit. İntikal. Kısa süren. Geçen. Ölme. Geçici. Göçme. Cep. Geçirme. Vefat.

Conformity : Uymacılık. Kilise kurallarına uyma. Katmanların birbiri üzerinde kat sırası ile bulunması. Uyma. Uyum. Gelenek ve kurallara uygun davranış. Katman sürekliliği. Mutabakat. Uygunluk. Uyarlık.

Victory : Galibiyet. Başarı. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. New york eyaletinde yerleşim yeri. Muzafferiyet. Galebe. Zafer. Utku. Yengi.

Silure antonyms : success.

Silure ingilizce tanımı, definition of Silure

Silure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fish of the genus Silurus, as the sheatfish. A siluroid.