Skeeter türkçesi Skeeter nedir

  • (argo) sivrisinek.
  • Dişileri hayvan ve insanların kanını emen küçük kanatlı böceklerin her biri.

Skeeter ingilizcede ne demek, Skeeter nerede nasıl kullanılır?

Skeeters : (argo) sivrisinek. Dişileri hayvan ve insanların kanını emen küçük kanatlı böceklerin her biri.

Skeet shooting : Havaya atılan hedefleri vurma.

Skeet : Bir doz eroin. Havaya atılan hedef.

Skeets : Havaya atılan hedef. Bir doz eroin.

Cuskeel : Yılansı balık. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, yılansı balıkgiller (ophidiidae) familyasından, 20-30 cm kadar uzunlukta, marmara ve akdeniz'de yaşayan bir tür.

Damaskeen : Şam işi dokumak. Kakma ile süslemek. Damasko ile döşemek.

Skedaddle : Kaçmak. Sıvışmak. Tabanları yağlamak. Tüymek. Gitmek. Tüyme. Apar topar kaçma. Tabanları yağlama. Sıvışma. Kaçış.

Skeining : Yumak lüle. Yumak. Çile. Kangal. Kuşların birlikte uçuş düzeni. Arapsaçı. Çile (yün veya ip vb için). Tura. Karmakarışıklık.

Skein : Kuşların birlikte uçuş düzeni. Arapsaçı. Tura. Yumak. Çile (yün veya ip vb için). Yumak lüle. Çile. Kangal. Karmakarışıklık.

Cuskeels : Yılansı balıkgiller. Balıklar (pisces) sınıfının, kemikli balıklar (teleostei) takımının, dikenli yüzgeçliler (acanthopterygii) alt takımından, vücutları uzun ve yandan basık, karın yüzgeçleri körelmiş, küçük boylu, etçil, atlantik, pasifik ve hint okyanuslarında yaşayan türlere sahip bir familya.

 

İngilizce Skeeter Türkçe anlamı, Skeeter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skeeter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Army hut : Asker barakası.

Hovel : Baraka (tahta). Ahır gibi ev. Mezbele. Derme çatma ev. Virane. Salaş. Açık ağıl. Küçük kulübe. Ağıl. Harap ev.

Collapsible shelter : Katlanır yatak.

Hutch : Dolap. Derişik töz. Kömür sandığı. Küçük hayvan kafesi. Kafes (tavşan vb.). Baraka. Kafes. Kömür vagonu. Tavşan kafesi.

Lean to : Müştemilat. Yan binaya yaslı. Sıcak bakmak. Yönelmek. Eğilmek. Ardiye. Olumlu bakmak.

Dugout : Yedek kulübesi. Kütükten oyulan kayık. Yeraltı sığınağı. (ağaç gövdesinden yapılan) kano. Kütükten oyularak yapılmış kayık. Yer altı sığınağı. Ağaç kütüğünden kayık. Sığınak.

Fallout shelter : Radyoaktif atıklara karşı veya atomik bir patlamanın partiküllerine karşı kalkan veya sığınak olarak tasarlanmış koruyucu yapı.

Cyclone cellar : Siklon sığınağı. Kasırga sığınağı.

Cookhouse : Yemek pişirmek için kullanılan yer. Mutfak yapısı. Küçük kamara. Gemi mutfağı.

Cote : Ağıl. Sığınacak yer. Kümes. Kulübe. Kuş yuvası. Mandıra.

Skeeter synonyms : tornado cellar, protective cover, protective covering, bell cote, pigeon loft, storm cellar, bell cot, field hut, shack, tent, skeeters, refuge, shanty, kennel, roost, asylum, construction, canopy, mantelet, haven, birdhouse, sanctuary, structure, dog house, sentry box, hut, mantlet, oasis, doghouse, loft, protection, sconce.

Skeeter zıt anlamlı kelimeler, Skeeter kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek. Kıpırdamamak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak.