Snorkel türkçesi Snorkel nedir

  • Pis gaz toplayıcısı.
  • Denizaltının uzun süre su altında kalmasını sağlayan boru tertibatı.
  • Şnorkelle yüzmek.
  • Suyun yüzeyinde seyreden dalgıcın normal havayı solumak suretiyle başını kaldırmadan yüzmesine imkan.
  • Nargile.
  • Şinorkel.
  • Şnorkel.

Snorkel ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't know how to use a snorkel.
Turkish: Ali bir şnorkeli nasıl kullanacağını bilmiyor.

English: Ali bought a mask and a snorkel so he could go snorkeling with his friends.
Turkish: Ali bir maske ve bir şnorkel aldı böylece o arkadaşlarıyla birlikte şnorkelle yüzmeye gidebildi.

Snorkel ingilizcede ne demek, Snorkel nerede nasıl kullanılır?

Snorkeled : Şnorkel. Denizaltının uzun süre su altında kalmasını sağlayan boru tertibatı. Pis gaz toplayıcısı. Suyun yüzeyinde seyreden dalgıcın normal havayı solumak suretiyle başını kaldırmadan yüzmesine imkan. Şnorkelle yüzmek.

Snorkeling : Nefes almak için şnorkel kullanarak baş aşağıda yüzme eylemi. Şnorkelle yüzme. Şnorkelle yüzmek.

Snorkelling : Nefes almak için şnorkel kullanarak baş aşağıda yüzme eylemi. Şnorkelle yüzme.

Snorkels : Şnorkel. Pis gaz toplayıcısı. Denizaltının uzun süre su altında kalmasını sağlayan boru tertibatı. Suyun yüzeyinde seyreden dalgıcın normal havayı solumak suretiyle başını kaldırmadan yüzmesine imkan. Şnorkelle yüzmek.

 

Snore : Horultu. Hırıldamak. Horlama. Horlamak. Yutaktaki daralmalara bağlı olarak oluşan solunum sesi, farengeal stenoz sesleri. Horuldamak.

Snorted : Horuldama. Kahkaha ile gülmek. Burnundan solumak. Kahkaha. Kızgınlıkla söylemek. Öfkeyle burnundan solumak. Pofurdamak. Burnundan soluma. Küçümseyerek söylemek. Homurdanmak.

Snores : Horlama. Horultu. Horuldamak. Hırıldamak. Horlamak.

Snoring disease : Sığırlarda schistosoma nasale adlı digenetik trematodun neden olduğu hastalık. Horlama hastalığı.

Snort out : Homurdanarak söylemek.

Snort at : Burun bükmek. Burun kıvırmak.

İngilizce Snorkel Türkçe anlamı, Snorkel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snorkel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kalian : Su borusu. Dumanı filtrelemek için su kullanan doğuya özgü pipo.

Dive : Düşmek. Pike yapmak. Elini daldırmak. Suya dalmak. Atlamak. Dalmak. Gömülmek. Azalmak. Suya atlamak. Dalış yapmak.

Schnorkel : Hava alma borusu. Hava borusu.

Submarine : Denizaltında yetişen. Su altında seyredebilen taşıt. Denizaltı. Denizin altında olan. Denizdibi. Denizaltı ile ilgili. Denizaltı gemi. Denizaltı ile saldırmak. Denizaltında olan.

Chicha : Güney ve orta amerika'da fermante edilmiş mısır ve şeker kamışından yapılan bira. Güney ve orta amerika'da mayalanmış mısırdan yapılan bir bira.

Water pipe : Su borusu. Su hattı. Soğutmaçla motor gövdesi arasındaki su yolu. Su taşımak için kullanılan boru.

Hookahs : Hindistanda kullanılan nargile tipi.

U boat : Alman denizaltısı.

Sub : Aşağı yukarı. Altyazı. Altında. Ast. İçine. Bazlı. Yerini doldurmak. Evrik. İçinde. Yardımcı.

Snorkel synonyms : pigboat, snorkel breather, schnorchel, hookas, hooka, narghile, hookah, nargileh, snorkels, snorkeled, bongs, air passage, bonging, air duct, snorkeling, bong, airway, breather, hubble bubble, hubblebubble.