Dive türkçesi Dive nedir

Dive ile ilgili cümleler

English: I dive almost every day.
Turkish: Ben çoğunlukla her gün dalış yaparım.

English: Ali learned to dive when he was thirteen.
Turkish: Ali on üç yaşındayken dalmayı öğrendi.

English: Ali is a dive master.
Turkish: Ali bir dalış ustasıdır.

English: Ali learned to dive when he was five.
Turkish: Ali beş yaşındayken dalmayı öğrendi.

English: I want to dive into the river.
Turkish: Nehre dalmak istiyorum.

Dive ingilizcede ne demek, Dive nerede nasıl kullanılır?

Dive bomber : Pike bombardıman uçağı. Bombardıman uçağı.

Dive flap : Pike flabı. Dalış flabı.

Dive headfirst : Balıklama dalmak. Balıklama atlamak.

Dive into : Pike yapmak. Dalmak.

Dive into the bushes : Çalılıklara dalmak.

Nose dive : Ani düşüş. Yeryüzüne doğru hızlı atılma (uçak hakkında). Balıklama dalış. Pike. Sert düşüş (fiyatlarda veya değerde). Hızlı dalış.

Flying dive roll : Yunus atlamasının başaşağı elüstü yere düşerek bir takla ile hız kesme biçiminde yapılan türü. Yunus taklası.

Go into a nose dive : Baş aşağı gitmek. Başaşağı gitmek.

Skin dive : Aletsiz dalış. Tüpsüz suya dalmak. Serbest dalış. Şnorkel veya dalış ekipmanları tarafından sağlanan hava ile su altında yüzmek.

 

Divebomb : Pike yaparak bombalamak.

İngilizce Dive Türkçe anlamı, Dive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collapses : Çöktürmek. Suya düşmek. Başarısız olmak. Ciğerlerine hava gitmemek. Çöküntü. Çökmek. Bozulmak. Güçten düşmek. Cesaretini yitirmek.

Abandon oneself to : -e kapılmak. Kendini kaptırmak. Tüm sınırları kaybetme. Kendini -e vermek. Kendini teslim etme. Bağımlı hale gelme (kendinden vazgeçme).

Abate : Hafiflemek. Yürürlükten kaldırmak. Dinmek. Dindirmek. Çekilmek. Hafifletmek. Azaltmak. Ceza indirimi yapmak. Eksilmek.

Bypass : Bertaraf etmek. Dolambaçlı yoldan gitmek. Yan yol. Baypas yoluyla -den geçmek. Yanından geçmek. Pas geçmek. Atlatmak. İkinci yol yapmak. Uğramamak.

Embed : Gömmek. Kakmak. İçine oturtmak. Oturtmak. İyice yerleştirmek. Sokmak. Yerleştirmek. İçine katmak.

Be lost in thought : Dalıp gitmek. Dalgın olmak. Düşünürken dalıp gitmek. Derin derin düşünmek. Düşünceye dalmak.

Dump : Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. İndirmek. Dökmek. Damping yapmak. Çöplük. Atmak. Döküm almak. Atık yığını. Yığmak.

Come down : Gözden düşmek. Düşmek (fiyat). (fiyat) düşmek. Burnu sürtülmek. Ucuzlamak. Fiyatı düşmek. Üstelemek. Çökmek. Geçmek.

Barged : Kesmek. Çarpmak. Toslamak. Mavna ile taşımak. İçeriye paldır küldür girmek. Duba. Ev gib kullanılan duba. Karışmak. Mavna.

Create : Meydana koymak. -e yol açmak. Meydana getirmek. Yapmak. Yaratmak. Oluşturmak. Yetki vermek. Peyda etmek.

 

Dive synonyms : night club, abates, condescend, hop, hops, dips, dived, nosedive, hopped, conk, embeds, eliding, plunge into, be down, be on the decline, elided, break into, be on the wane, crash, dive into, abating, be reduced, alleviates, de escalate, power dive, be absorbed in, cabaret, bypasses, alleviate, bathe, condescends, dove, nestle.

Dive zıt anlamlı kelimeler, Dive kelime anlamı

Rise : Havalanmak. Artmak. Zam. Doğma eylemi. Şiddetlenmek. Kabarmak. Terfi etmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Ayağa kalkmak. Yukarı kalkmak.

Ascend : Tırmanmak. Çıkmak. Yükselmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak (tahta). Tahta çıkmak. Ziyadeleşmek. Ağmak. Yukarı çıkmak. Artmak.

Dive ingilizce tanımı, definition of Dive

Dive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To plunge (a person or thing) into water. To plunge into water head foremost. A plunge headforemost into water, the act of one who dives, literally or figuratively. To thrust the body under, or deeply into, water or other fluid. To dip. To duck.