So on türkçesi So on nedir

So on ile ilgili cümleler

English: He bought pencils, notebooks, dictionaries and so on.
Turkish: Kalemler, defterler, sözlükler vesaire satın aldı.

English: Ali locked the door so only he and others with keys can get into the room.
Turkish: Ali sadece kendisi ve diğerleri anahtarlarla odaya girebilsinler diye kapıyı kilitledi.

English: Life is a jest, and all things show it, I thought so once, and now I know it.
Turkish: Bir zamanlar, hayatın bir şaka olduğunu, herşeyin bunu gösterdiğini düşünürdüm. Artık kesin olarak biliyorum.

English: I need pens, notebooks and so on.
Turkish: Dolma kalemlere, defterlere ve buna benzer şeylere ihtiyacım var.

English: Among the audience, there were teachers, lawyers, engineers, and so on.
Turkish: Seyirciler arasında öğretmenler, avukatlar, mühendisler ve benzerleri vardı.

So on ingilizcede ne demek, So on nerede nasıl kullanılır?

So : Bu yüzden. Öyle mi. Yeter. Kafi. Şöyle. Sol notası. Güya. Demek ki. Böyle.

On : Yanmak. Devrede. Açık. Esnasında. E doğru. Civarında. İle. Makbul. Giyilmiş.

And so on : Ve benzeri şeyler. Ve diğerleri. Ve benzeri gibi. Ve benzeri. Falan filan. Vb. Vs. Ve saire. Buna benzer. Filan.

And so on and so forth : Vesaire. Ve diğer. Falan filan.

 

So amazed to : Çok şaşırmak.

So as : Amacıyla. -an şekilde. -sın diye. İçin. Veçhile için ki. Gibi suretle. Ki. Kadar. Kadar gibi suretle. Gibi.

So and so : Vesaire. Keza. Falan. Filan adam veya şey. Filan. Nitekim. Keza falan. Filan filan adam veya şey.

İngilizce So on Türkçe anlamı, So on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak So on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Etcetera : Ve saire. Ufak tefek şeyler. Ve benzerleri.

Suchlike : Böylesi. Benzeri şeyler. Benzeri. Bu gibi. Bunun gibi. S.

So and so : Keza. Keza falan. Vesaire. Falan. Filan filan adam veya şey. Nitekim. Filan adam veya şey.

Et cetera : Ve benzeri. Vesaire. Vs. Ve saire. Ve benzerleri. Vb. Ve benzeri gibi. Ve bunun gibi.

Asf : Vesaire. Ve benzer. Aynı şekilde devam eden.

Thus and thus : Bu ve o.

Such and such : Falan. Filan şey. Filanca. Falan şey. Falanıncı.

And so on : Ve benzeri gibi. Ve saire. Vesaire. Ve diğerleri. Vb. Ve benzeri. Ve benzerleri. Ve benzeri şeyler. Vs.

And so forth : Ve benzeri şeyler. Bu tarzda vesaire. Filan fıstık. Ve başkaları. Ve benzeri gibi. Falan. Ve benzeri. Vesaire vesaire. Ve benzerleri.

And so on and so forth : Vesaire. Ve diğer.

So on synonyms : or so.