Sociable türkçesi Sociable nedir

Sociable ile ilgili cümleler

English: Ali is quite sociable, isn't he?
Turkish: Ali oldukça hoşsohbet, değil mi?

English: Ali definitely needs to be a bit more sociable.
Turkish: Ali kesinlikle biraz daha sosyal olmalı.

English: Ali is sociable.
Turkish: Ali sosyal.

English: The Johnsons are very sociable people, who enjoy hosting parties often.
Turkish: Johnsonlar çok sosyal insanlardır, onlar partilere sık sık ev sahipliği yapmaktan hoşlanırlar.

English: Some of the most sociable people I know have friends both online and off-.
Turkish: Tanıdığım en sosyal insanlardan bazılarının hem çevrim içi hem de çevrim dışı arkadaşları var.

Sociable ingilizcede ne demek, Sociable nerede nasıl kullanılır?

Sociable plover : Sürmeli kız kuşu. Sürmeli kızkuşu. Step kızkuşu. Step yağmurcun. Kuşlar (aves) sınıfının, yağmur kuşugiller (charadridae) familyasından bir tür.

Sociableness : Cana yakınlık. Sıcakkanlılık. Güler yüzlülük. Hoşsohbetlik.

Sociables : Sosyal. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Sokulgan. Toplumcu. Divan. Fayton tipi araba. Hoşsohbet. Eğlenceli. Nazik. Tatlı.

 

Associable : Alakalandırılabilir. Bağlantılı olabilen.

Associableness : Bağlantılı olma. İlişkilendirilebilirlik.

Social : Kendi türünden başka hayvanlarla beraber olmayı seven (hayvan). Arkadaş canlısı. Toplumcul. Sosyal. Toplum içinde yaşayan. Eğlence. Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Girgin. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı.

Sociability : Toplumculluk. Girginlik. Sosyallik. Sokulganlık. Bireyler ya da toplumsal kümeler arasındaki karşılıklı bağımlılık biçimleri. bireylerin küme yaşamı ile bütünleşme yeteneği, karşılıklı yardımlaşma yatkınlığı. Sosyabilite. Girişkenlik.

Dissociable : Birbirine uymayan. Birbirinden ayrılabilir. Bölünebilir.

Sociably : Eğlenceli bir halde. Hoşsohbet bir şekilde. Güler yüzlü bir şekilde. Cana yakın bir şekilde. Nazik bir şekilde. Girişken bir şekilde. Sıcakkanlı bir şekilde. Arkadaş canlısı bir biçimde. Sosyal bir şekilde.

Social ability : Sosyal yetenek. Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram.

İngilizce Sociable Türkçe anlamı, Sociable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sociable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affable : İçten. Rahat. Dost canlısı. Hoş. Dostça ve sokulgan. Cana yakın. Hatırşinas.

 

Friendly : Yardımsever. Sıcak. Cana yakın. Arkadaşça. Dostluk maçı. Samimi. Sıcakkanlı. Müsait. İçten. İyi niyetli.

Festal : Bayram. Sevinçli. Neşeli. Bayram ile ilgili. Şen. Bayrama ait. Yortuya ait.

Councils : Yönetim kurulu. Kurul. Konsey. Meclis.

Outgoing : Çıkan. Sempatik. Dışa dönük. Canayakın. İçi dışı bir. Gidiş. Üstün gelme. Çıkış. Dışarı giden.

Brittles : Narin. Hassas. Bonbon. Gevrek. Kırılgan. Kolayca kırılan. Şekerleme. İnce. Kıtır kıtır.

Jokey : Gülünç. Nükteli. Şakalarla dolu. Komik. Şaka yapmaya yatkın (ayrıca joky). Eğlenceli bir şekilde komik olan.

Attentive : Kibar. Nezaket. Dikkat eden. İnce. Özenli. Dikkatle izleyen. Dikkatli. Yardımcı.

Civilised : Terbiyeli. Seviyeli. Kibar. Medenileşmiş. Aydın. Sosyal açıdan gelişmiş (ayrıca 'civilized'). Kültürlü. Uygar. Medeni. Hoş.

Sociable synonyms : extraversive, ingratiating, pushing, enterprising, amiable, liveable, day bed, go ahead, folksiest, chummy, well spoken, couches, folksy, civil spoken, divans, chummier, davenport, appealing, socials, well connected, forthcoming, courteous, friendlies, friendliest, companionable, cordials, amusing, civilized, drolling, drolls, brittle, matiness, ottomans.

Sociable zıt anlamlı kelimeler, Sociable kelime anlamı

Unsociability : İçe kapalılık. Sokulgan olmama durumu. Cana yakın olmama durumu. Çekingenlik. Asosyallik. Arkadaşlık veya birliktelikten kaçınma eğilimi.

Unsociable : Yalnızlığı seven. Çekingen. Merdümgiriz. İnsanlardan uzak duran. Girgin olmayan. Kapanık. Sokulgan olmayan. Konuşmaktan hoşlanmayan.

Unfriendly : Sokulgan olmayan. Nahoş. Frigo. Hasmane. Dostça olmayan. Samimiyetsiz. Düşmanca. Soğuk.

Sociable antonyms : ambiversive, introversive, unsocial, uncongenial.

Sociable ingilizce tanımı, definition of Sociable

Sociable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a church sociable. Capable of being, or fit to be, united in one body or company. A gathering of people for social purposes. Associable. An informal party or reception.