Socialisation türkçesi Socialisation nedir

  • Sosyalizasyon.
  • Sosyalleştirme.
  • (britanya ingilizcesi) sosyalleşme.
  • Sosyal adaptasyon.
  • Sosyal entegrasyon.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Çevresel kültürün davranış biçimlerini özümseme süreci.
  • Toplumsallaştırma.
  • Sosyalistleştirme.
  • Sosyal amaçlarla bir araya gelme.
  • Sosyal uyum.
  • Başka kimselerle ilişki ve etkileşim kurmayı öğrenme süreci.
  • Sosyal faaliyetlere katılma (socialization olarak da yazılır).
  • Sosyalleşme.
  • Devletleştirme.
  • Sosyalizmin ilkelerine göre kurulma.
  • Sosyalistleşme.
  • Bireye, özellikle çocuğa, üyesi olduğu topluluğun ya da toplumun töre, gelenek ve kültürel değerleri ile ölçünlerini öğretme, benimsetme işi.
  • Kamulaştırma.
  • Çevresindeki kültürü kabullenme.
  • Sosyalist olma.

İngilizce Socialisation Türkçe anlamı, Socialisation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Socialisation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Academic year : Akademik yıl. Ders yılı. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre.

 

Accustoming : Ülfet. Ünsiyet. Yetiştirim. Alıştırmak. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Condemnation : Ayıplama. Mahk-miyet. Mahkum etme. Kınama. Mahkumiyet. İstimlak. El koyma. Suçlama. Kabahatli bulma.

Compulsory purchase : Devletin vatandaşına ait mülke el koyması. İstimlak. Bir taşınmazın, kamu yararına bir etkinlikte bulunmak amacıyla, bireylerden, kamu tüzel kişiliklerince, belli bir adaletli ölçüte göre karşılığı ödenerek alınıp kamu iyeliğine geçirilmesi.

Nurture : Yetiştirmek. Yetiştirmek (özenle). Büyütmek. Terbiye. Besleme. Terbiye etmek. Bakmak. Yiyecek. Eğitmek. Beslemek.

Divesture : Haklarından veya mülkiyetinden etme (hukuk terimi). Haklarını alma. Vazgeçme. Terketme. Giysinin veya başkaca örtünün çıkarılması.

Enacting : Kanun koyma. Rol olarak canlandırma. Karar verme. Harekete geçirme. Performans gösterme. Kanun koyan. Rol ile canlandırma. Oynama. Hükmetme.

Academic intelligence : Akademik zeka. Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka.

Socialisation synonyms : fostering, enculturation, achievement tests, socializing, expropriating, socialising, nationalisation, abnormal child, academy, expropriation, achievement age, condemnations, a priori knowledge, ability group, achromatopsia, confiscation, academic preparation, abstract reasoning, abstract intelligence, acculturation, nationalisations, coming together, eminent domain, meeting, expropriation in the public interest, socialization, fosterage, social control, cultivation, confiscations, rearing, nationalization, breeding.