Sociology of law türkçesi Sociology of law nedir
- Tüze toplumbilimi.
- Tüze kural ve kurumlarının toplum bütünü içindeki yeri ile oluşum, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde inceleyip açıklamayı amaçlayan toplumbilim kesimi.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Hukuk sosyolojisi.
Sociology of law ingilizcede ne demek, Sociology of law nerede nasıl kullanılır?
Sociology : İnsan topluluklarının kökenlerini, yapı ve görev bakımından gelişmelerini, özelliklerini ve sorunlarını inceleyen bilim. insan topluluklarının yaşayışı ve bu toplulukları yöneten yasalar üzerinde öğrencilere gerekli bilgi ve görüşleri kazandırmak amacıyla lise ve dengi okullar ile kimi yüksek okullarda okutulan ders. Toplumbilim. Toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim yasalarını inceleyen bilim dalı. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. İctimaiyyat. Sosyoloji. Toplum bilimi.
Of : İle ilgili. -li. Nin. Li. -nın. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. Den. -nin. -in.
Law : Yasal çözüm. Adalet. Fen bilimlerinde kanun. Sakçı. Tüze. Olguların zorunlu, doğal gelişimlerini belirleyen temel içsel bağıntı; olgular ya da nesnelerin özellikleri arasındaki nedensel, zorunlu ve durağan (güvenilir) bağlantı. devlet gücünce yerleştirilmiş ve yaptırıma bağlanmış, insan etkinliklerini düzenleyen buyurucu davranış kuralları ve ölçüleri. Her bağlamda geçerli olan ve çıkarımları geçerlendiği için belli bir güvenirlik düzeyine ulaşmış nedensel ilişkiler, bk. genellik. Doğa olaylarının oluş nedenlerini ortaya koyan ve gelecekteki olayları önceden kestirme olanağı veren bağıntı; newton kanunu, kepler kanunları. Nizam. Siyasal örgütü bulunan toplumlarda herhangi bir zamanda siyasal erkin uyulmasını yaptırıma bağladığı, çoğunlukla yazılı buyruklar ve yasaklamalar, biçimindeki davranış kurallarının tümü.
Sociology of art : Sanat toplumbilimi. Toplumlardaki, toplumsal kümelerdeki sanat etkinliklerinin özelliklerini, toplum yapısının belli başlı kesimleriyle arasındaki ilişkileri, güzellik anlayış ve anlatımlarındaki değişmeleri düzenlilikleri içinde incelemeği amaçlıyan toplumbilim kesimi. Sanat sosyolojisi.
Sociology of associations : Dernekler toplumbilimi. Bir toplumda, bir toplumsal kümede oluşan derneklerin toplum bütünü içindeki yeri ile kuruluş, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde incelemeyi amaçlayan toplumbilim kesimi.
Sociology of family : Aile sosyolojisi. Toplumlarda, toplumsal kümelerde aile kurumunun toplum bütünü içindeki yeri ile oluşum, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde inceleyip açıklamayı amaçlayan toplumbilim kesimi. Aile toplumbilimi.
Sociology of religion : Din toplumbilimi. Din sosyolojisi. Toplumlarda, toplumsal kümelerde, dinsel kural ve kurumların özellikleri ye toplum bütünü içindeki yeri ile oluşum, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde inceleyip açıklamaya çalışan toplumbilim kesimi.
Bachelor of law : Hukuk mezuniyeti. Hukuk diploması. Hukuk alanında diploma. Hukuk alanında lisans mezunu. Hukuk çalışmaları alanında diploma sahibi kimse. Hukuk mezunu.
Sociology of television : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Televizyon toplumbilimi. Televizyonun toplum içindeki yer ve etkisini, toplumbilimsel özelliklerini inceleyen bilim kolu.
Sociology of film : Sinemanın toplumdaki yerini ve etkisini, toplumbilimsel özelliklerini inceleyen bilim kolu. Sinema toplumbilimi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Sociology of law Türkçe anlamı, Sociology of law eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sociology of law ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.
Age group : Yaş kümesi. Yaş grubu. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş öbeği.
Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.
Abilities : Yetenekler. Yeterlik. İktidar. Kabiliyet. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Güç. Yetenek.
Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Alienation : Yabancılaşma. Ötekileştirme. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Uzaklaşma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Soğutma. Yabancılaştırma. Aliyenasyon. Yabancı emek.
Adaptive behavior : Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Uyumlayıcı davranış. Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.
Agnation : Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Hısımlık. Soydaşlık. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık.
Acculturation : Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürel etkileşim. Kültürel uyum. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürleşme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Ekinsel yozlaşma.
Sociology of law synonyms : acclimatation, adjustment in marriage, aesthetic, affection, achievement motive, aesthetical ideal.

Bu kısımda Sociology of law kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sociology of law ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sociology of law anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sociology of law ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.