Sockets türkçesi Sockets nedir

Sockets ile ilgili cümleler

English: When he openly declared he would marry Pablo, he almost gave his grandmother a heart attack and made his aunt's eyes burst out of their sockets; however, his little sister beamed with pride.
Turkish: O Pablo ile evleneceğini açıkça ilan ettiğinde, neredeyse büyük annesine kalp krizi geçirtecekti , halasının gözlerini yuvasından fırlattıracaktı fakat küçük kız kardeşi gururla baktı.

Sockets ingilizcede ne demek, Sockets nerede nasıl kullanılır?

Windows sockets bind error : Windows sockets bind hatası.

Dolphin systems sockets : Vısual basıc ve c++ çalışma ortamlarında internete bağlanmayı sağlayan denetim birimi (finans programları, veri tabanları ve e-posta ağları geliştirmek için kullanılan). Dolphin sistem soketleri. Dssoket.

Maximum sockets : En fazla yuva sayısı.

Open sockets : Açık yuvalar.

Socket for headphone : Bazı sesli aygıtlarda (ses aygıtı, almaç, vb.), sesi dışarıya vermeden ya da saptanırken izlemek için kullanılan kulaklığın takıldığı yuva. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kulaklık yuvası.

Ball and socket clamping screw : Bilya başlı mafsal sıkıştırma vidası.

Socket for remote control : Alıcı ya da almaçta uzaktan yönetme aygıtının bağlandığı yuva. Uzaktan yönetme yuvası. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Socket wrench : Soket. Lokma anahtar. Vida veya cıvatalara göre değiştirilebilen farklı boyutlarda soketleri olan anahtar. Boru anahtarı. Lokma anahtarı.

Ball and socket head : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eklemli başlık. Bir üçayağın yuvar biçimindeki ucunun buna uygun bir dişli yuva içinde her yöne döndürülebilen başlığı. Üçayağın başlıkla birleştiği yerde bilyalı eklem bulunan başlık. Bilyalı başlık.

Socket for tape recorder : Bazı aygıtlarda (örneğin almaçta, göstericide) ses aygıtının bağlanması için ayrılan yuva. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses aygıtı yuvası.

İngilizce Sockets Türkçe anlamı, Sockets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sockets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anklesock : Kısa çorap.

Sector : Sektör. Kesim. Bölüm. Bölge. Sektörlerine ayırmak. İşkolu. Mıntıka. Bir ekonomide üretim, mülkiyet yapısı, kayıt altına alınma gibi ölçütler dikkate alınarak benzer özelliklere göre sınıflandırılan bölümlerin her biri. Dilim. Ölçüm teleskopu.

Bootlegs : Kaçak. İçki kaçakçılığı yapmak. Korsan satış yapmak. Patlatma amaçlı delinmiş bir deliğin patlama sonrası patlamayan dip kısmı. Kaçakçılık yapmak. Yasadışı içki yapmak. Kaçak içki. Teksas eyaletinde şehir.

Social system : Sosyal sistem.

Bootleg : Kaçak içki. Kaçak. İçki kaçakçılığı yapmak. Teksas eyaletinde şehir. Yasadışı içki yapmak. Patlatma amaçlı delinmiş bir deliğin patlama sonrası patlamayan dip kısmı. Korsan satış yapmak. Kaçakçılık yapmak.

 

Socking : Vuruş. (britanya) çok. Ayakkabı keçesi. Tokat. Oldukça. Tokat atmak. Vurmak. Darbe. Mantar taban.

Ankle socks : Kısa çorap.

Ankle sock : Kısa çorap.

Social class : Sosyal sınıf. Sosyal tabaka. Toplumsal sınıf.

Anklets : Ayak bileziği. Şoset. Halhal. Kısa çorap.

Sockets synonyms : social organisation, pocket flap, socio economic class, slash pocket, patch pocket, open society, sock, tribal society, pouch, connectors, socket wrench, civilisation, socket, breast pocket, vest pocket, class, social structure, civilization, culture, garment, anklet, bobby socks, social group, structure, stratum, social organization, hip pocket.