Tokat nedir, Tokat ne demek
Tokat; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır.
- İnsana el içi ile vuruş.
- Tarla, bahçe ya da mandıra kapısı.
- Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri

- Hayvan ağılı.
"Tokat" ile ilgili cümleler
- "Yaşlıcaydı fakat birkaç köyde tarlası tokadı vardı." - Halikarnas Balıkçısı
Yerel Türkçe anlamı:
Çalıdan yapılmış olan bahçe kapısı
Ağıl.
Ak ve uzun taneli bir çeşit üzüm.
Tarla, bahçe ya da mandıra kapısı.
Yumruk.
Zararlı hayvanların kapatıldığı yer.
Sürü : Bir tokat beygiri var.
Taşla çevrilmiş avlu.
Bir çeşit uzun, iri taneli üzüm.
1.Bakır su kabı. 2.Bakır tencere.
1.Hayvan ağılı. 2.Avlu.
Gitar terimi olarak anlamı:
Bas gitarda, genellikle çekiçleme, salma ve kaydırma eşliğinde icra edilen, telleri tınlatan elin baş parmak ekleminin yanıyla bir tele hızlıca vurulması ve çoğunlukla bu hareketin ardından patlatma uygulanması yöntemi.
Tarih'teki anlamı:
ahır, ağıl.
Kaleiçi, siper, barikat.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Üstü açık, etrafı çitle çevrili hayvan barınağı.
İngilizce'de Tokat ne demek? Tokat ingilizcesi nedir?:
slap
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Sakarya şehri, Ferizli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kütahya şehri, Hisarcık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Tokat tanımı, anlamı:
Tokat aşk etmek : Hızla vurmak.
Tokat atmak : Dolandırmak. el içi ile vurmak.
Tokat yemek : Kendine tokat vurulmak. yenilgiye uğramak. dolandırılmak.
Tokat arsızı : Dayak arsızı.
Sille tokat : Döverek, tokatlayarak. Kazık.
Osmanlı tokadı : Sert ve etkili tokat. Ezici üstünlük. Sert ve etkili uyarı.
Tokat kebabı : Tokat yöresine özgü, domates, biber, patlıcan ve etle özel fırınlarda yapılmış olan bir kebap türü.
Toka : Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. Kadınların saçlarını bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. İçki içerken birinin şerefine, sağlığına kadeh tokuşturma. El sıkışma.
Tokatçı : Dolandırıcı.
Tokatçılık : Dolandırıcılık.
Tokatlama : Tokatlamak işi.
Tokatlamak : Tokat atmak. Bir kimseyi dolandırmak, hile yoluyla parasını almak.
Tokatlanma : Tokatlanmak işi.
Tokatlanmak : Tokat atılmak.
Tekme tokat girişmek : Dayak atmak.
İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.
Vuruş : Vurma işi. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Tempo.
Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık.
Ağılı : İçinde ağı bulunan, zehirli.
Tarla : Deniz hayvanlarının çok olduğu yer. Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası.
Bahçe : Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri. Sebze, meyve, çiçek veya ağaç yetiştirilen yer.
Mandıra : Koyun, keçi vb. süt veren hayvanların barındırıldığı, süt ve süt ürünlerinin elde edildiği yer.
El : Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Oba, aşiret. Halk, ahali. Ülke, yurt, il. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında her bir tur. İskambil oyunlarında oynama sırası. Kez, defa. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
İle : Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz.
Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.
Tokat aşk etmek : hızla vurmak. İlgili cümle: "Sandalyeyi elinden alıp iki tokat aşk etti." S. F. Abasıyanık.
Tokat atmak : el içi ile vurmak; argo dolandırmak.
Tokat parası : Başıboş dolaşan hayvan sahiplerinin o yörenin bekçisine verdikleri para cezası : Dün des-teban Mehmet'in koyunlarını aldı, zavallı beş lira tokat parası ödeyerek hayvanlarını kurtardı.
Tokat söyleşmesi : Hacivat ile Karagöz'ün tokadaşarak çene yarıştırdıkları söyleşme.
Tokatbaşı : İzmir ilinde, Bayındır belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Tokatça : Serçe büyüklüğünde, göğsü ak bir çeşit kuş.
Tokathan : Eskişehir şehri, Mahmudiye belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Tokatkırı : Çanakkale ilinde, Karabiga bucağına bağlı bir yer.
Tokatlatma : Tokatlatmak işi.
Tokatlatmak : Tokatlama işini yaptırmak.
Tokat ile ilgili Cümleler
- Tokatlanmak ister misin?
- Karısına tokat atan adam aşağılıktır.
- Ali Mary'ye herhangi bir sebepten dolayı tokat atabilirdi.
- Karısına tokat atan adam alçaktır.
- Burak bile Tuğba'yı tokatlamadı.
- Ali Mary'yi öptü ve o onu tokatladı.
- Ali Mary'nin John'a neden tokat attığını biliyordu.
- Karısına tokat atan adam adidir.
Diğer dillerde Tokat anlamı nedir?
İngilizce'de Tokat ne demek? : [Tokat] n. slap, slap in the face, box, smack, wiper, wipe, buffet, clout, cuff, lick, sock
Fransızca'da Tokat : gifle [la], baffe [la], claque [la], taloche [la]
Almanca'da Tokat : n. Backpfeife, Dachtel, Maulschelle, Ohrfeige
Rusça'da Tokat : n. пощечина (F), тумак (M)

Bu kısımda Tokat nedir? Tokat ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tokat tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tokat hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.