Soggiest türkçesi Soggiest nedir

Soggiest ingilizcede ne demek, Soggiest nerede nasıl kullanılır?

Soggier : Batak gibi. Vıcık vıcık. İyice ıslanmış. Sırsıklam. Hamur gibi. Hantal. Sırılsıklam. Pek sulu toprak. Ipıslak. Çamur.

Soggily : Sırılsıklam bir şekilde. Sırılsıklam bir halde. Vıcık vıcık bir biçimde. Islak bir şekilde. Vıcık vıcık bir şekilde. Rutubetli bir şekilde.

Sogginess : Su veya rutubetle doyurulmuş olma. Islaklık. Sırılsıklamlık. Vıcık vıcıklık.

Soggy : Sırsıklam. Sırılsıklam. Çok ıslak. Pek sulu toprak. Çamur. Batak gibi. İyice ıslanmış. Uyuşuk. Sulu. Hamur gibi.

İngilizce Soggiest Türkçe anlamı, Soggiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soggiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dead : Cansız. Ölü zaman. Gerilimsiz. Işığı öldürmek. Işığı hızla azaltarak söndürme. Çok. Çıkmaz. Işığı öldürme.

Clumsier : Kullanışsız. Beceriksiz. Hödük. Beygir gibi. Sarsak. Alık. Görgüsüz. Sakar. Çolpa.

Pasties : Soluk. Macun gibi. Macun kıvamında. Solgun. Mantı. Etli börek.

Soddened : Anlamsız. İçi iyi pişmemiş (ekmek vb). Sarhoş. Çok ıslak. Donuk. Donuklaştırmak.

 

Drenched : Islatılmış. Islak. Islatılan. Islanmış.

Doughy : Güçsüz. Yufka gibi. Pelte gibi. Solgun. Hamursu.

Head over heels : Tepetakla. Adamakıllı. Tepetaklak perende atma. Baştan başa. Tepetaklak. Gırtlağına kadar. Tepeden tırnağa. Tamamen. Tepesi üstü.

Sodden : Donuklaştırmak. İçi iyi pişmemiş (ekmek vb). Çok ıslak. Fitil gibi sarhoş. Donuk. Anlamsız. Sarhoş.

Indolent : Tembel. Üşengen. Miskin. Uyuz. Uyuntu. Ağrı vermeyen. Tembellik yapan. Üşengeç. İşten kaytaran.

Soggiest synonyms : like a drowned rat, imply, watersoeked, calumniation, hint, bole, aspersions, sloshy, bovine, clue in, mushy, drowsiest, gooier, insinuate, limps, soddening, chubbiest, dripping, soakings, quaggier, claying, soaking wet, soppier, calumniations, dormant, bulkiest, gooiest, dronish, daub, benumbed, daubs, intimate, hypnagogic.

Soggiest zıt anlamlı kelimeler, Soggiest kelime anlamı

Contraindicate : Kontrendike. Tedavinin uygun olmadığını göstermek.

Dryness : Kuraklık. Hayal gücü eksikliği. Monotonluk. Nemsizlik. Kuru oluş. Kuruluk. Yavanlık.