Soldiers türkçesi Soldiers nedir

  • Askerlik yapmak.
  • Askerler.

Soldiers ile ilgili cümleler

English: About four thousand soldiers were killed.
Turkish: Yaklaşık dört bin asker öldürüldü.

English: A lot of soldiers died here.
Turkish: Bir sürü asker burada öldü.

English: All the soldiers were gallant.
Turkish: Bütün askerler cesurdu.

English: A lot of soldiers were killed here.
Turkish: Burada bir sürü asker öldürüldü.

English: A crowd of soldiers waited at Lee's headquarters.
Turkish: Lee'nin karargahında askerlerden oluşan bir kalabalık bekledi.

Soldiers ingilizcede ne demek, Soldiers nerede nasıl kullanılır?

Farmer soldiers : Tarımsal bir yerleşke kuran askerler.

Nahal soldiers : Nahal askerleri. İsrail nahal piyade birlikleri (çığır açıcı faaliyetlerle ordu hizmetini birleştiren birim) askerleri.

Scuffle with soldiers : Askeri personelle takışmak. Askeri personelle küçük bir kavga etmek. Askerlerle itişip kakışmak.

Tin soldiers : Kurşun askerler. Oyuncak askerler.

Soldiership : Savaşçılık yeteneği. Dövüşçülük becerisi. Askeri özellikler. Asker olmak için gerekli olan yetenekler. Asker olma. Askerlik. Askerliğin gerektirdiği özelliklere sahip olma.

Soldier fly : Larvaları insanlarda bağırsak miyazisi veya yalancı miyazise neden olabilen sinek türü, hermetia illucens. Asker sineği. Asker sinek.

 

Soldier on : Yılmamak. Yılmadan çalışmak. Devam etmek.

Common soldier : Sıradan derecesi ve görevi olan asker. Deniz veya kara kuvvetlerinde rütbesiz asker. Sıradan bir asker. Muvazzaf asker.

Soldier of fortune : Maceracı. Paralı asker.

Career soldier : Uzmanlığından dolayı orduya seçilen kimse. Uzman asker.

İngilizce Soldiers Türkçe anlamı, Soldiers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soldiers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Military : Ordu ile ilgili. Ordu. Askeri. Askeriye. Militer.

Foot soldier : Piyade. Piyade neferi. Piyade eri. Yer çatışmalarında savaşan asker. Nefer.

Redcoat : İngiliz askeri. Eski ingiliz askeri. Naylon balığı. Eski ingiltere askeri. Hindistan balığı.

Uriah : Alabama eyaletinde şehir. Kral davud'un karısı bathsheba ile evlenmek amacıyla savaşa göndermesinden sonra kasıtlı olarak öldürülen hitit subayı (eski ahit). Bathsheba'nın kocası.

Legionnaire : Onur nişanı almış kimse (fransa). Lejyon üyesi. Paralı asker. Lejyoner.

Cavalryman : Sipahi. Süvari.

Regular : Gerçek. Müdavim. Meslekten olan asker. Normal. Tam anlamıyla. Düzgün. Keşiş. Muntazam. Meslekten. Usule uygun.

Marine : Denizciliğe ait. Denize ait. Deniz. Bahri. Denizsel. Denizci. Denizcilik. Deniz askeri. Deniz piyadesi. Deniz kuvvetlerine ait.

Confederate soldier : Müttefik asker.

Cannon fodder : Ölmeye giden askerler. Harpte harcanan erler. Top ateşiyle ölmesi kuvvetle muhtemel birlik. Savaşta ölüme giden ve önemsiz sayılan askerler. Savaşa giden askerler (ölme ihtimali ile).

Soldiers synonyms : poilu, fresh fish, color bearer, point man, footslogger, enlisted person, section eight, dip solder, lobsterback, pistoleer, green beret, wac, rank and file, troops, legionary, anzac, reservist, guardsman, soldier, goldbrick, flanker, highlander, braze, peacekeeper, infantryman, tanker, standard bearer, man at arms, territorial, join, jawan, fodder, rifleman.

 

Soldiers zıt anlamlı kelimeler, Soldiers kelime anlamı

Disjoin : Birleşmesine engel olmak. Ayırmak. Bağları kopmak.

Hostile : Dövüşken. Saldırgan. Hasım. Hasmane. Düşmana özgü. Düşman. Düşmanca. Düşmana ait. Muhalif.

Friendly : Dostça. Müsait. Arkadaş canlısı. Yardımsever. Dostluk maçı. İyi niyetli. Dostane. Arkadaşça. İçten. Samimi.