Regular türkçesi Regular nedir

  • Keşiş.
  • Gerçek.
  • Muvazzaf asker.
  • [#düzen Düzenli].
  • Düzen.
  • Sıradan.
  • Tam.
  • Usule uygun.
  • Muvazzaf.
  • Kural.
  • Muntazam.
  • Normal.
  • İntizam.
  • Tam anlamıyla.
  • Düzgün.
  • Nizami.
  • Müdavim.
  • Mutat.
  • Gedikli.
  • Meslekten olan asker.
  • Yoluna göre.
  • Dilb.düzenli.
  • Güzel biçimli.
  • Meslekten.
  • Devamlı müşteri.
  • Partisine bağlı üye.
  • Her zamanki.

Regular ile ilgili cümleler

English: Ali is a regular blood donor.
Turkish: Ali düzenli bir kan bağışçısı.

English: Do you want dry cleaning or regular wash?
Turkish: Kuru temizleme mi yoksa normal yıkama mı istiyorsun?

English: "Special forces might do a lot of things that regular troops wouldn't do" "Like torture?" "I won't answer this question"
Turkish: "Özel kuvvetler düzenli birliklerin yapmayacağı birçok şeyi yapabilir" "İşkence gibi mi?" Bu soruya cevap vermeyeceğim."

English: "This is a magic wand." "Are you sure, Tom? It just looks like a regular stick."
Turkish: "u sihirli bir değnek." Emin misin, Tom? Bu sadece normal bir değneğe benziyor."

English: He was a regular member of the soccer club.
Turkish: Futbol kulübünün düzenli bir üyesiydi.

Regular ingilizcede ne demek, Regular nerede nasıl kullanılır?

Regular account : Normal hesap.

Regular coast : Dalga, akıntı ve bunlara yardımcı olarak akarsu gibi dışgüçlerin ortak çalışmalarıyla çıkıntıları aşındırılıp geriletilmiş, girintileri doldurulmuş, böylece düzleştirilerek olgunlaştırılmış kıyı. Düzenli kıyı.

 

Regular curve : Düzenli eğri.

Regular estimator : Düzenli tahmin edici. Düzenli kestirici.

Regular expression : Düzenli ifade. Kurallı ifade.

Regular fishing : Düzenli av. Çevre şartlarından etkilenmeden, belirli yoğunluktaki avcılıkla dengede olan stoktan yıllara göre değişmeden elde edilen balık miktarı.

Regular hyphen : Normal tire.

Regular point : Düzenli nokta.

Regular icosahedron : Düzenli yirmiyüzlü.

Regular function : Düzenli işlev. Düzenli fonksiyon.

İngilizce Regular Türkçe anlamı, Regular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Patronizer : Müşteri. Patron.

In gear : İşe hazır. Meşgul. İşe koyulmaya hazır. Faaliyet durumunda. İşler halde. Eylem halinde. Viteste.

Koshers : Yahudi din kurallarına göre hazırlanmış yiyecek ve içecek. Doğru. Kaşer. Turfa olmayan. Temiz. Yahudi inançlarına uygun hazırlanan. Museviler için turfa olmayan.

Like clockwork : Düzgünce. Saat gibi. Kusursuz olarak. Tam olarak. Tıkır tıkır. Çok düzenli.

Casual : Gündelik ayakkabı. Gayriresmi. Yoksul kimse. Kaçamak. Rastlantı eseri. Üstünkörü. İlgisiz. Geçici işçi. Gündelikçi. Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen.

Methodical : Metodlu. Metotlu. Jüyeli. Nizamlı. Yöntemli. Methodik. Sistemli. Metodik.

Arrangement : Kombinezon. Düzenleyim. Uzlaşma. Plan. Tanzim. Aranjman. Düzenleyiş. Aranjman (çiçek için). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Blah : Zırva. Palavra. Umutsuzluk. Alelade. Can sıkıcı.

Constitution : Karakter. Yapı. Esas kanun. Tüzük. Oluşturma. Bileşim. Tıynet. Meydana getirme. Anayasa.

Regular synonyms : rule governed, array, gapped, lex, clear cut, cheesier, ordonnance, recluses, regularity, patron, disillusioned, neat, fluent, patrons, co ordinate, priesting, first and last, symmetric, businesslike, accustomed, denizen, consuetudinary, as large as life, convention, orthonormal, orderliness, hermit, deceptions, symmetrical, accomplished, normal font, dandier, coordinations.

Regular zıt anlamlı kelimeler, Regular kelime anlamı

Asymmetrical : Bakışım özelliği olmayan; hiçbir noktasına, bir çizgisine ya da düzlemine göre bakışımlı olmayan bir nesnenin ya da bir işlevin özelliği. Bakışsız düzen. Bir organ ya da yapının ortasından geçen bir eksene göre iki yanda kalan parçaların birbirine benzememesi. asimetrik. Bakışıksız. Asimetrik. Bakışımsız. Biyoloji, fizik, tiyatro alanlarında kullanılır. Simetrili olmayan. bir eksene göre iki yanı göze eşit görünmeyen düzen. Oransız.

Irregularity : Suç. Yolsuzluk. Çarpıklık. Usulsüzlük. Kuralsızlık. Kuraldışılık. Aykırılık. İntizamsızlık. Düzgün olmama. Düzensizlik.

Irregular : Bozuk. Kuraldışı. Yamuk. Düzensiz. Çarpık. Düzgün olmayan. Devamsız. Düz olmayan. Başıbozuk.

Regular antonyms : unrhythmical, unsystematic, atypical.

Regular ingilizce tanımı, definition of Regular

Regular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Normal. Conformed to a rule. Symmetrical. A regular building. Regular practice of law or medicine. A regular verb. As, a regular verse in poetry. A regular piece of music. A member of any religious order or community who has taken the vows of poverty, chastity, and obedience, and who has been solemnly recognized by the church. Agreeable to an established rule, law, principle, or type, or to established customary forms.