Regular coast türkçesi Regular coast nedir

  • Dalga, akıntı ve bunlara yardımcı olarak akarsu gibi dışgüçlerin ortak çalışmalarıyla çıkıntıları aşındırılıp geriletilmiş, girintileri doldurulmuş, böylece düzleştirilerek olgunlaştırılmış kıyı.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Düzenli kıyı.

Regular coast ingilizcede ne demek, Regular coast nerede nasıl kullanılır?

Regular : Normal. Güzel biçimli. Her zamanki. Muntazam. Gedikli. Düzen. Düzgün. Muvazzaf asker. Nizami. Partisine bağlı üye.

Coast : Yokuş aşağı inmek. Yokuş aşağı kaymak veya inmek (kayak veya bisikletle). Kıyı boyu limanlar arasında ticaret yapmak. Kıyı boyunca gitmek. Kıyı. Deniz kıyısı. Kızakla kayılabilecek yokuş. Kızak için uygun yokuş. Yanaşmak. Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alan.

Regular account : Normal hesap.

Regular curve : Düzenli eğri.

Regular estimator : Düzenli kestirici. Düzenli tahmin edici.

Regular expression : Kurallı ifade. Düzenli ifade.

İngilizce Regular coast Türkçe anlamı, Regular coast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Regular coast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

 

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.

Agricultural production : Zirai üretim. Tarım üretimi. Taze meyve. Tarımsal üretim. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Sebze.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırma düzlüğü. Dalga aşındırması düzlüğü.

Air route : Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu.

Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma. Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Orman yetiştirme.

Alluvial deposit : Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

 

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Regular coast synonyms : altimetric profile, adventife cone, aluvial coast, agricultural specialisation, agricultural co operative, aluvial terrace.