Gapped türkçesi Gapped nedir

Gapped ingilizcede ne demek, Gapped nerede nasıl kullanılır?

Gappy : Noksan. Kusurlu. Eksik. Özürlü.

Gap analysis : Aralık çözümlemesi. Fark analizi. Boşluk analizi. Ayrım çözümleme.

Gap between electrodes : Tırnak aralığı. Ateşlik tırnakları arasındaki açıklık.

Gap bridging : Uçurumları birleştirme. Farklılıkları aşma. Uzlaşmaya varma.

Gap character : Aralık damgası yazı işleme. Aralık karakteri. Aralık damgası. Teknik nedenlerle bir bilgisayar sözcüğünde yer alan fakat veri gösterim değeri bulunmayan damga.

Gap making transactions : Ödemeler bilançosunda mal, hizmet ve sermaye hareketlerini kapsayan bölümlerde yer alan ve ödemeler dengesi fazlası ya da açığına yol açan işlemler. krş. otonom işlemler, denkleştirici işlemler. Çizgi üstü işlemler.

Gap depth : Boşluk derinliği.

Burst receive gap time : Burst alma aralığı süresi.

Gap junction : İki komşu hücrelerin plazma zarlarının çok dar bir aralıkla ayrıldığı küçük bölgeler. bu bölgeler içinde yer yer proteinler bulunur ve karşılıklı gelen bu proteinlerin içinde oluşan geçit iki hücrenin sitoplazmasını bağlayan bir kanal oluşturur. Aralıklı birleşme yeri.

Burst send gap time : Burst gönderme aralığı süresi.

İngilizce Gapped Türkçe anlamı, Gapped eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Gapped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Frequenters : Sürekli müşteri. Devamlı müşteri. Devamlı ziyaretçi. Sık sık giden. Müdavim.

Go on : Olmak. İleri gitmek. Devam etmek. Dayanmak. Bel bağlamak. İlerlemek. Yerine geçmek. Sürdürmek. Geçmek (zaman). Dırdır etmek.

Give : Vermek. Düzenlemek. Bel vermek. Yapıvermek. Bahşetmek. İtiraf etmek. Esneklik. Esnemek. Tanımak. Koparmak.

Befall : Başına gelmek. Kötü birşey olmak. Olmak.

Come off : Başarmak. Düşmek. Açığa çıkmak. Boşalmak. Çıkmak. Dökülmek. Taşınabilir olmak. Elde etmek. Gerçekleşmek. Beli gelmek.

Contemporize : Modernleştirmek. Aktüel yapmak. Eşzamanlı olmak. Olayları birlikte gerçekleşmeleri için ayarlamak veya sunmak (ayrıca contemporise). Bir kişiyi veya bir şeyi başka biri veya başka bir şey ile aynı döneme yerleştirmek. Çağdaşlaştırmak.

Hap : Şans. Olmak. Rastgelmek. Tesadüf etmek. Meydana gelmek. Rastlantı. Tesadüf. Rastlamak. Baht.

Concur : Olmak. Uyuşmak. Aynı zamanda oluşmak. Elbirliği yapmak. Aynı anda olmak. Aynı zamanda olmak. Aynı zamana rastlamak. Razı olmak. Rastlamak. Kesişmek.

Regular : Nizami. Kural. Gerçek. Her zamanki. Meslekten. Düzgün. Usule uygun. Tam. Düzenli. Normal.

Anticipate : Tahmin etmek. -den önce davranmak. Beklemek. Ummak. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. Beklenti sahibi olmak. Sezmek. Önce davranmak. Söylenmeden yapmak. Önceden yapmak.

Gapped synonyms : roll around, come, contemporise, supervene, go off, recur, come up, pass off, come about, occur, fall out, break, recoil, chance, strike, notched, coincide, bechance, recrudesce, old stager, backlash, materialise, intervene, pass, frequenter, habitues, habitual, turn out, arise, habitue, materialize, develop, backfire.

 

Gapped zıt anlamlı kelimeler, Gapped kelime anlamı

Dematerialize : Şeklini kaybetmek. Kaydileştirmek. Maddesel olmaktan çıkarmak. Maddesel olmaktan çıkmak. Manevileşmek.

Dematerialise : Maddesel olmaktan çıkmak. (britanya ingilizcesi) manevileşmek veya manevileştirmek. Maddesel olmaktan çıkarmak. Şeklini kaybetmek (dematerialize olarak da yazılır). Şeklini kaybetmek. Kaydileştirmek. Manevileşmek. Görünürdeki maddeyi kaybetmek.