Gap junction türkçesi Gap junction nedir

  • Aralıklı birleşme yeri.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İki komşu hücrelerin plazma zarlarının çok dar bir aralıkla ayrıldığı küçük bölgeler. bu bölgeler içinde yer yer proteinler bulunur ve karşılıklı gelen bu proteinlerin içinde oluşan geçit iki hücrenin sitoplazmasını bağlayan bir kanal oluşturur.

Gap junction ingilizcede ne demek, Gap junction nerede nasıl kullanılır?

Gap : Tarımsal üretim sistemini iktisadi açıdan karlı ve verimli, sosyal açıdan yaşanabilir, insan ile hayvan sağlığına ve çevreye duyarlı kılarak gönenci artıran, dünyada bütünleşik ürün yönetimini önplana çıkaran sürdürülebilir kalkınmanın tarımsal ayağını oluşturan uygulamalar bütünü. iyi tarım uygulamaları avrupa iyi tarım uygulamaları adı altında başlayıp, küresel iyi tarım uygulamaları ile geliştirilen uluslararası ölçünleştirme girişimlerini kapsamaktadır. Ara. Açık yer. Yarmak. Boşluk. Açıklık. Fark. Yol açmak. Ayrılık. Kırık ayrığı.

Junction : İki nesnenin birleştiği yer. Bağlantı noktası. Birleşme yeri. Kesişme noktası. Eklem. Dörtyol ağzı. Kavşak. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Buat. Ağız.

Gap analysis : Fark analizi. Ayrım çözümleme. Boşluk analizi. Aralık çözümlemesi.

 

Gap between electrodes : Tırnak aralığı. Ateşlik tırnakları arasındaki açıklık.

Gap bridging : Uzlaşmaya varma. Uçurumları birleştirme. Farklılıkları aşma.

Gap character : Aralık damgası. Aralık damgası yazı işleme. Teknik nedenlerle bir bilgisayar sözcüğünde yer alan fakat veri gösterim değeri bulunmayan damga. Aralık karakteri.

Gap depth : Boşluk derinliği.

İngilizce Gap junction Türkçe anlamı, Gap junction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gap junction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu. Borudişli.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Gap junction synonyms : abambulacral area, abductor muscle, abiotic factor, acacia, a chromosome, aardwolf.