Solitudes türkçesi Solitudes nedir

Solitudes ingilizcede ne demek, Solitudes nerede nasıl kullanılır?

Solitude : Kendi başına olma. Tenhalık. Yalnızlık. Tek başınalık. Issız yer. Tek başına yaşama. Tenha yer. Issızlık.

Solitaire : Tek kişilik iskambil oyunu. Tek taşlı mücevher. Mücevheri süsleyen tek taş. Tek kişilik kağıt oyunu. Tek taş mücevher. Tek taş. Yüzükte tek taş. Tek kişilik dama. Tektaş.

Solitaires : Tek taşlı mücevher. Tek taş. Yüzükte tek taş. Tek kişilik kağıt oyunu. Tek kişilik iskambil oyunu. Tek kişilik dama. Solitaire. Mücevheri süsleyen tek taş. Tektaş.

Solitarily : Bir tek. Yalnız olarak. Yalnız. Yapayalnız.

Solitariness : İzole olma durumu. Yalnızlık. Tek başına olma durumu. İnzivada olma durumu.

Exit solitaire : Solitaire'den çık.

Byssolite : Bisolit.

About solitaire : Solitaire hakkında.

Solitary confinement : Hücre hapsi. Yalnız hapsedilme. Hücreye kapatma. Tek kişilik hücre cezası. Hücrede tecrit.

Mesolite : Mezolit.

İngilizce Solitudes Türkçe anlamı, Solitudes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solitudes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desolations : Haraplık. Üzüntü. Viranlık. Perişanlık. Harabe. Kasavet. Virane. Terk edilmişlik. Kimsesizlik.

 

Abandoned place : Gözlerden ırak veya izole yer. Terkedilmiş yer.

Privacy : Dokunulmazlık. Halvet. Özellik. Mahremiyet. Gizlilik. Özel. Kişisel gizlilik. Bir konutta oturanların, dışardan ve komşu yapılardan belli bir görünme uzaklığında, barış ve sessizlik içinde bulunmalarını sağlayan niteliği.

Isolation : Yalıtım. Birbaşınalık. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin doğal-coğrafyasal etkenler nedeniyle birbirlerinden ayrılmaları. Ayırma. Bir nesnenin ya da bir yerin çevresi ile her türlü terke ya da özdek alışverişini ya da etkileşimini engelleme işlemi. Tecrit. Bir özdek ya da dizgenin, kütle, erke gibi herhangi bir aktarım olayından korumak için çevresiyle ilişkisini kesme. Yalıtlanma. Bulaşıcı hastalık taşıyan bireyi sağlam olanlardan ayırma, tecrit etme, karantinaya alma. bir bileşikten herhangi bir maddeyi ayırma. saf mikroorganizma kültürü üretme, saf kültür elde etme.

Solitariness : İnzivada olma durumu. Tek başına olma durumu. İzole olma durumu.

Desolation : Terk edilmişlik. Haraplık. Yeis. Üzüntü. Virane. Terkedilmişlik. Kasavet. Perişanlık.

Topographic point : Topoğrafik nokta.

Singleness : Tek olma. Bekarlık. Ne istediğini bilme. İçtenlik. Sadakat. Kararlılık. Bağlılık.

Purdah : Kaçgöç (hint). Peçe (hint). Örtünme. Kadınların taktıkları örtü. Gizlenme. Peçe.

Desolateness : Verimsizlik. Terkedilmişlik. Melankoli. Ümitsizlik. Boşluk. Perişanlık. Bunalım.

Solitudes synonyms : forlornness, loneliness, aloneness, aloofness, secludedness, spot, solitude, privacies, place, the wild, seclusion, wilderness, lonesomeness, loneness, wilds.