Solitude türkçesi Solitude nedir

Solitude ile ilgili cümleler

English: The worst solitude is to be destitute of sincere friendship.
Turkish: En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.

English: Some people enjoy solitude.
Turkish: Bazıları yalnızlığı sever.

English: We shouldn't confuse solitude with isolation. They are two separate things.
Turkish: Yalnızlık ile izole edilmeyi birbirine karıştırmamak gerek. Bunlar iki farklı şey.

English: He likes to spend some time in solitude every day.
Turkish: Her gün bir süre yalnız yaşamaktan hoşlanır.

Solitude ingilizcede ne demek, Solitude nerede nasıl kullanılır?

Solitudes : Issızlık. Tek başınalık. Tenha yer. Kendi başına olma. Yalnızlık. Tenhalık. Issız yer.

Solitaire : Tektaş. Tek kişilik dama. Yüzükte tek taş. Tek kişilik iskambil oyunu. Tek kişilik kağıt oyunu. Tek taş. Tek taşlı mücevher. Tek taş mücevher. Mücevheri süsleyen tek taş.

Solitaires : Yüzükte tek taş. Solitaire. Tektaş. Tek kişilik kağıt oyunu. Tek kişilik iskambil oyunu. Mücevheri süsleyen tek taş. Tek kişilik dama. Tek taşlı mücevher. Tek taş.

Solitarily : Yalnız. Yalnız olarak. Bir tek. Yapayalnız.

 

Solitariness : İzole olma durumu. Yalnızlık. Tek başına olma durumu. İnzivada olma durumu.

Solitary confinement : Hücre hapsi. Hücreye kapatma. Yalnız hapsedilme. Hücrede tecrit. Tek kişilik hücre cezası.

Solitary parasitism : Soliter parazitlik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir konukçu üzerinde tek bir parazit bireyin yaşaması. Bir konakçı üzerinde tek bir parazitin yaşaması.

Byssolite : Bisolit.

Change solitaire options : Solitaire seçeneklerini değiştir.

About solitaire : Solitaire hakkında.

İngilizce Solitude Türkçe anlamı, Solitude eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solitude ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Desolations : Haraplık. Virane. Kimsesizlik. Terk edilmişlik. Viranlık. Yeis. Üzüntü. Perişanlık.

Privacy : Özel yaşam. Gizlilik. Kişisel gizlilik. Bir konutta oturanların, dışardan ve komşu yapılardan belli bir görünme uzaklığında, barış ve sessizlik içinde bulunmalarını sağlayan niteliği. Dokunulmazlık. Halvet. Özel. Kişiye özellik.

Loneliness : Birbaşınalık. Tekbaşınalık.

Aloofness : Birbaşınalık. Araya mesafe koyma. Sokulmama. Mesafe koyma. Çekingenlik. Uzak durma. Uzaklık.

Secludedness : Yapayalnızlık. Teklik. Diğer insanlardan ayrılmış olma durumu. Soyutlanmışlık. İzolasyon. Gözden saklanmış olma durumu. Toplumdan uzak yaşama. İnziva.

Forlornness : Üzgünlük. Sahipsizlik. Mahzunluk.

Aloneness : Eşsizlik. Benzersizlik. Birbaşınalık.

Desolation : Virane. Kimsesizlik. Yeis. Perişanlık. Viranlık. Kasavet. Üzüntü. Haraplık. Terk edilmişlik.

Privacies : Mahremiyet. Kişisel gizlilik. Gizlilik. Dokunulmazlık. Halvet. Özellik. Gizlilik hakkı. Özel yaşam. Bilgi sırdaşlığı. Özel.

 

Solitude synonyms : solitudes, the wild, lonesomeness, isolation, desolateness, seclusion, place, singleness, wilderness, loneness, topographic point, spot, wilds, purdah, solitariness, abandoned place.

Solitude ingilizce tanımı, definition of Solitude

Solitude kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lonely life. State of being alone, or withdrawn from society. Loneliness.