Solvents türkçesi Solvents nedir

Solvents ile ilgili cümleler

English: These solvents, due to their volatility, evaporate into the atmosphere when used.
Turkish: Bu çözücüler uçuculukları nedeniyle kullanıldıklarında atmosfere buharlaşırlar.

Solvents ingilizcede ne demek, Solvents nerede nasıl kullanılır?

Solvent cleaning : Çözücüyle temizleme.

Solvent extraction : Çözücü eldesi. Çözücü ekstraksiyonu. Çözücü özütlemesi. Çözücüyle özütleme. Çözenli özütleme. Çözücü çıkartma. Bir karışımın bileşenlerinden birinin seçimli olarak bir çözücüde çözülerek ayrılması.

Solvent extraction system : Direkt ekstraksiyon yöntemi. Solvent ekstraksiyon yöntemi.

Solvent naphtha : Çözücü nafta.

Solvent wastes : Çözücü artıkları.

Active solvent : Aktif çözücü.

Cold solvent washing : Soğuk çözenli yıkama.

Basic solvent : Bazik çözücü. Bazik solvent.

Solvent : Eriten. Bir maddeyi çözebilme özelliğine sahip sıvı. Rahatlatıcı. Genellikle katı bir özdeği, kendi .kimyasal yapısında değişme olmaksızın çözen sıvı. tektürel bir karışımda nicelikçe daha çok olan. asitlerin kimi metalleri çözmesi gibi, bir özdeği kimyasal tepkimeyle çözen sıvı. Bir katı özdeği çözündürmek için gerekli ortamı oluşturan sıvı. Eritken. Sağlam. Borcunu ödeme yeteneği olan kişi. Gevşetici. Ödeyebilir.

 

Pre pressing solvent extraction procedure : Pre pres solvent ekstraksiyon yöntemi. Ön pres solvent ekstraksiyon yöntemi. Yağlı tohumlardan yağın ön presleme uygulandıktan sonra yağ miktarı % 10-12’ye düşürülmesi, daha sonra yağ çözücüleriyle alınması yöntemi, pre pres solvent ekstraksiyon yöntemi.

İngilizce Solvents Türkçe anlamı, Solvents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solvents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcahest : Alkahest. Tüm maddeleri eritebilen hipotetik çözücü madde. Eskiden simyagerlerin hayali evrensel çözücüsü olan.

Analysts : Tahlilci. Çözümlemeci. Psikanalist. Araştırmacı. Analist. Analiz uzmanı.

Naphtha : Neftyağı. Gazyağı. Petrol. Neft. Nefyağı. Nafta.

Hexane : Heksan. Hekzan.

Analysing : Çözümleniyor. Araştırmak. Analiz etmek. İnceleme. İncelemek. Çözümlemek. Çözümleyiş. Tahlil etmek. İnceleniyor.

Answer : Eşit olmak. Kefil olmak. Tatmin edici olmak. Yeterli olmak. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık. Tanımlamak. Yanıt. Karşılamak. Yerine getirmek.

Propanone : Propanon.

Carbon tetrachloride : Tetraklorometan. Karbon dörtklorür. Karbon tetraklorit. Karbon tetraklorür.

Analyzing : Bir şeyi daha iyi anlamak için zihinsel olarak yıkmak. Çözümleniyor. Değerlendirerek. İnceleniyor. İnceleme. Çözümleyiş. Çözümleyerek. İnceleyerek.

Chlorobenzene : Klorobenzen.

Solvents synonyms : tetrachloromethane, dimethyl ketone, perchloromethane, dissolving agent, carbon tet, universal solvent, oxybenzene, phenylic acid, menstruum, analyser, hydroxybenzene, statement, result, xylene, analytic, dissolvent, solvent, acetone, flux, alkahest, xylol, analyst, analysers, resolvent, solutes, analyzer, denouement, solute, medium, toluene, solution, carbolic acid, remover.

 

Solvents zıt anlamlı kelimeler, Solvents kelime anlamı

Insolvency : Borçlunun, üzerinde koğuşturma işlemi yapılan alacağı, ödemeye yeter malı, parası, bulunmadığını göstermek üzere icra örgütünce düzenlenen belge. Güçsüzlük belgesi. Tasfiye. İflas. Borcunu ödeyememe. Pasifi aktifinden fazla. Aciz hali. Batma. Gerçekleşmiş, süresi bitmiş, günü gelmiş bir borcu özdeksel durumunun yetersizliği yüzünden alacaklısına verememe.

Insolvent : Ödeme aczine düşmüş şirket. Borçlarını ödeyemeyecek durumda olan. Borcunu ödeyemeyen. İflas etmiş kimse. İflas etmiş. Müflis. Batmış. Müflis kimse. Borçlarını vadesinde ödeme gücüne sahip olmayan.