Sophist türkçesi Sophist nedir

Sophist ile ilgili cümleler

English: Ali is very sophisticated.
Turkish: Ali çok sofistike.

English: Ali is more intelligent and sophisticated than most boys his age.
Turkish: Ali onun yaşındaki birçok erkek çocuğundan daha zeki ve bilgili.

English: Ali is becoming more sophisticated.
Turkish: Ali daha sofistike oluyor.

English: Ali is quite sophisticated.
Turkish: Ali oldukça bilgili.

English: Ali is sophisticated.
Turkish: Ali bilgili.

Sophist ingilizcede ne demek, Sophist nerede nasıl kullanılır?

Sophister : İkinci ve üçüncü sınıf öğrencisi. Sofist. Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisi (amerikan ingilizcesi).

Sophistic : Safsatalı. Sofistçe.

Sophistical : Sofistike. Safsatalı. Aldatıcı. Safsatacılarla ilgili. Hatalı. Yanıltıcı. Kusurlu. Gerçeklere dayanmayan.

Sophistically : Hatalı bir şekilde. Safsatalı bir biçimde. Gerçeklere dayanmayan bir şekilde. Yanıltıcı bir şekilde. Aldatıcı bir şekilde. Temelsiz bir biçimde. Safsatacı bir şekilde. Sofistike bir şekilde. Kusurlu bir şekilde.

Sophisticate : Kaşarlanmış kimse. Bilmiş. Hayat tecrübesi kazandırmak. İleri. Tecrübe kazanmak. Bilgili kimse. Safsata karıştırmak. Hayat adamı. Kültürlü. Entellektüel.

Sophistry : Safsata. Yanıltmaca. Bir tasımda ileri sürülen ve yanlışlığı gizlenip doğru olduğu benimsetilmeye çalışılan kanıt. bu nitelikte kanıtlara dayanarak yapılan yargılama. Bilgicilik. Sofistlik.

 

Sophisticates : Hayat adamı. Karmaşık. Bilgili kimse. Safsata karıştırmak. Kültürlü. Bilge. Bilmiş. Çokbilmiş. Pişmek. Hayat tecrübesi kazandırmak.

Sophisticated : İleri (teknoloji). Bilgili. İçerikli. İleri. Bilge. Düşünceli. Yapmacık. Kültürlü. Bilgiç. Görmüş geçirmiş.

Sophists : Bilgici. Safsatacı. Sofistler. Sofist.

Sophisticating : Safsata karıştırmak. Pişmek. Kaşarlanmak. Saflığını bozmak. Tecrübe kazanmak. İleri. Kültürlü. Çokbilmiş. Karmaşık. Bilmiş.

İngilizce Sophist Türkçe anlamı, Sophist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sophist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quibbler : Kaçamak cevaplar veren kimse. Sözcük seçiminde dikkatli kimse. Kaçamaklı konuşan kimse. Safsatacı kimse.

Sophister : İkinci ve üçüncü sınıf öğrencisi. Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisi (amerikan ingilizcesi).

Sophists : Sofistler.

Quibblers : Kaçamaklı konuşan kimse. Sözcük seçiminde dikkatli kimse. Kaçamak cevaplar veren kimse.

Reasoner : Mantıklı düşünen kimse.

Pettifogger : Kötü şöhretli avukat. Aşırı titiz kimse. Ufak işlerle uğraşan tip. Aşağılık küçük avukat. Ayrıntılarla çok uğraşan kimse. İş simsarı. Madrabaz avukat.

Casuists : Ahlak sorunlarını kendine göre yorumlayan kimse. Ahlak sorunlarını kafasına göre yorumlayan kimse.

Pettifogging : Düzenbaz. Madrabaz. Hodbin. Herşeyde kusur arayan. Eften püften. Kılı kırk yaran. Hileci.

 

Philosopher : Düşünceli kişi. Felsefeci. Feylesof. Düşünür. Kalender kimse. Feylezof. Filozof.

Casuist : Ahlak sorunlarını kafasına göre yorumlayan kimse. Ahlak sorunlarını kendine göre yorumlayan kimse.

Sophist synonyms : ratiocinator, pettifoggers.

Sophist ingilizce tanımı, definition of Sophist

Sophist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially, one of those who, by their fallacious but plausible reasoning, puzzled inquirers after truth, weakened the faith of the people, and drew upon themselves general hatred and contempt. One of a class of men who taught eloquence, philosophy, and politics in ancient Greece.