Sora nedir, Sora ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sonra.

Sonra (bk. sona, sonra, sunra).

Sonra, karşılığı soa, sona.

Sonra.

Sonra.

Sora ile ilgili Cümleler

    Sor ile ilgili Cümleler

    • Onlara sor izin çıkmış mı?
    • Meri de ediyor muymuş, sor bakalım.
    • Şuradaki arkadaşına sor istersen.
    • Sor bakalım onlar beni bilmiyor mu bilmiyor gibi mi davranıyor?
    • Git onlara sor ne biliyormuşum söyleyecekler mi sana?
    • Ben söylemedikçe istediğin kadar etrafına sor istediğin kadar izle evde kamerayla takip et telefonlarımı dinle facebook hesabıma da göz at beni tanıyamazsın ve ne yapacağımı kestiremezsin anla artık.
    • Jale'e sor karar vermiş mi beni sevip sevmediğine.
    • Jale'e sor bakalım beni seviyor mu, sevmiyor mu?
    • Onlara sor bakalım ne düşünüyorlar yoksa artık seninle konuşmuyorlar mı?
  • Yardıma ihtiyacı olup olmadığını Tom'a soracağım.
  • Soracak hiçbir şeyim yok.
  • İstediğin bir şey hakkında bana soru sorabilirsin.
  • Soracak başka sorunuz var mı?
  • Bütün soracağım bu.
  • Aptalca bir soru sorabilir miyim?
  • Onlar Tom'a soracak.
  • Birbirimize soralım.
  • Soracak birini bulamıyorum.
  • Sorarken yüzü kızarmadı.
  • Sana aptalca bir soru sorayım.
  • Ali her zaman aynı üç soruyu sorar.
  • Sorabileceğimizin hepsi bu kadar.

Sora hakkında bilgiler

Nagak, (diğer adları; na, sora veya godong) büyük bir denizkabuğunun korno gibi kullanılarak çalındığı geleneksel bir Kore müzik aletidir. Nagak sadece tek bir ses üretir ve daechwita olarak adlandırılan askeri müzik alayında kullanılır. Nagak'ın yapımında kullanılan büyük deniz salyangozu birçok milletin müzik aletlerinde kullandığı bilinmektedir.

 

Sora ile ilgili Atasözü veya Deyim

sora sora bağdat (veya kabe) bulunur : “insan sora sora çok uzak yerleri bile bulur” anlamında kullanılan bir söz.

Sora kısaca anlamı, tanımı

Sora gelmek : Sormağa gelmek

Sora varmak : Hastanın hal ve hatırını sormaya gitmek.

Sorabilme : Sorabilmek işi.

Sorabilmek : Sorma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Soradüşmek : Sormağa kalkışmak, soruvermek.

Sorağ : Tuzlu su sızıntısı. Araştırma, soruşturma, izleme. Haber, mektup. Haber, malûmat. Eser, iz, nişane.

Sorağaç : Bebeklere, tülbent içine tatlı konularak yapılan emzik.

Sorağan : Çok soran.

Sorah : Mektup.

Sorahı : Sonraki, karşılığı sonahı.

Sorak : Hortum. Kayşa, göçük. Bebeklere, tülbent içine tatlı konularak yapılan emzik. Tülbent içine tatlı konularak yapılan emzik. [Bakınız: sorağ].

Soral : Soredyumların oluşturduktan alanlar. “Sorup al” anlamında kullanılan bir isim”.

Soramak : Emziğe sürülmüş lokum.

Soranı : Büyük hançer.

Sorani : Eğri hançer. Eski türkçe sormak: büyük, iğri hançer.

Sorar olmak : Sormak, soracak olmak.

Denizkabuğu : İstiridye gibi çenetli deniz canlılarının kabuğu. Bu kabuklarla yapılan süslemeler.

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Bilinmek : Bilme işine konu olmak, anlaşılmak, öğrenilmek.

Diğer dillerde Sopalı kukla anlamı nedir?

İngilizce'de Sopalı kukla ne demek ? : rod -supported puppet