Sororate türkçesi Sororate nedir
- Erkeğin, karısı sağken ya da öldükten sonra, karısının kız kardeşiyle evlenmesi.
- Baldızalma.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Bir erkeğin karısı sağken ya da öldükten sonra, karısının küçük kız kardeşlerinden biri ya da birkaçı ile evlenebilmesinin ya da evlenmesi gerektiğinin toplumsal olarak benimsendiği evlilik düzeni.
- Baldızla evlenme.
Sororate ingilizcede ne demek, Sororate nerede nasıl kullanılır?
Sororal : Sevecen. Kardeşçe. Abla gibi.
Sororicide : Kardeş katili. Kızkardeşi öldürme. Kız kardeşi katili. Kız kardeş katili. Kız kardeş veya abla öldürme. Kızkardeş katili. Kızkardeşini öldürme.
Sororities : Sosyal kulüp (üniversite öğrencisi kızlara özgü). Hemşirelik. Rahibelik. Kızlar birliği. Kardeşlik. Kız öğrenci yurdu. Kız öğrenci yurdu (amerikan ingilizcesi).
Sorority : Kız öğrenci yurdu (amerikan ingilizcesi). Kız öğrenci yurdu. Rahibelik. Kardeşlik. Kızlar birliği. Hemşirelik. Sosyal kulüp (üniversite öğrencisi kızlara özgü).
Soroptimist : Uluslararası kadın derneği üyesi. Uluslararası kadın kulübü üyesi.
Psoroptic mange : Sığır ve koyunlarda oldukça ciddi, at ve keçilerde daha hafif seyreden konak spesifitesine sahip, psoroptes türleri tarafından meydana getirilen uyuz hastalığı, hlk. kuru giciği. Vücut uyuzu. Vücut uyuzböceğinden ileri gelen ve koyunlarda ağır yitiklere yol açan bulaşıcı deri hastalığı. Psoroptik uyuz.
Psoroptic : Psoroptes cinsine ait, psoroptes cinsinin neden olduğu. Psoroptik.
Sorosis : Birleşik meyve (dut vb.).
İngilizce Sororate Türkçe anlamı, Sororate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sororate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acculturation : Kültürel etkileşim. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürlenme. Ekinsel yozlaşma. Kültürel uyum. Kültürleşme.
Corporal : Cismani. Gövdesel. Cismen. Maddi. Bedeni. Bedensel. Onbaşı. Vücuda ait.
Age group : Yaş kümesi. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği.
Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.
Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.
Material : Materyal. Maddesel. Gerekli. Maddi. Maddeci. Zaruri. Kumaş. Malzeme. Bedensel. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek.
Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.
Bodied : Yapılı. Cüsseli. Bedenli. Vücutlu.
Sororate synonyms : acclimatation, adaptive behavior, age grade, corporeal, aesthetic, achievement motive, embodied, alienation, incarnate, affection, agnation, abilities.
Sororate zıt anlamlı kelimeler, Sororate kelime anlamı
Incorporeal : Manevi. Maddi olmayan. Cisimsiz. Tinsel.
Divest : Soymak. Kurtulmak. Çıkarmak. Mahrum etmek. Yoksun bırakmak. Görevden almak. Elden çıkarmak. Verilen hakkı geri almak.

Bu kısımda Sororate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sororate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sororate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sororate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.