Soundbox türkçesi Soundbox nedir

  • Yaylı bir çalgının çınlamayı arttıran içi boş gövdesi.

Soundbox ingilizcede ne demek, Soundbox nerede nasıl kullanılır?

Soundboxes : Yaylı bir çalgının çınlamayı arttıran içi boş gövdesi.

Soundboard : Ses tablası. Elektrikle çalışmayan telli çalgılarda, tellerin titreşimi yoluyla elde edilen sese şiddet katarak dışarı aktaran ve tonuna karakterini kazandıran, genellikle ağaçtan bileşen. Ses tahtası. Çınlamayı arttırmak amacıyla bir müzik aletinin içine yerleştirilen ince ahşap tabla. Ahenk tahtası.

Soundboards : Ses tablası. Çınlamayı arttırmak amacıyla bir müzik aletinin içine yerleştirilen ince ahşap tabla. Ahenk tahtası.

Soundbite : Konuşmanın en önemli kısmı.

Sound absorbant material : Sahne üzerinde gerekli olan işitsel niteliği sağlayabilmek için kullanılan ya da gerekli olmadığı için kullanılmaması gereken gereçlerin tümü. Selen emici gereç.

Sound bite : Konuşmanın en önemli kısmı. Kısa konuşma. Kısa açıklama. Özet ifade. Özet açıklama (özellikle de televizyonda yayınlanan türden).

Sound analyser : Ses analiz aygıtı.

Sound absorption coefficient : Ses yutma katsayısı. Büyük bir düzlem yüzeye belirli bir açıyla düşen ses dalgalarının yansımayan erke yüzdesi. Ses absorpsiyon katsayısı. Ses soğurum katsayısı. Ses absorplama katsayısı.

 

Sound barrier : Ses engeli. Bir uçağın sesleri aracılığıyla daha yüksek bir hıza ulaştığı öğeler ve negatif güçler grubu. Ses bariyeri. Ses duvarı. Ses hızına erişen bir cismin karşılaştığı uçundiriksel sert direnç.

Sound absorber : Gürültü soğurucu. Soğurucu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses absorplayıcısı. Ses emici. Işığı soğurma özelliği olan özdek. seselimi önlemek, sesdağılımını düzenlemek amacıyla işliklerde, sinema salonlarında kullanılan ses erkesi soğurur özdek. Susturucu.

İngilizce Soundbox Türkçe anlamı, Soundbox eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soundbox ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cavity resonator : Boşluk rezonatörü. Kovuk çınlayıcısı.

Body : Kurul. Heyet. Vücut. Yoğunluk. Miktar. Nesne. Esas. Gövde. Sesini elektrik ve yardımcı düzenekler aracılığıyla duyurabilen telli çalgıların içi dolu geniş bölümü. Grup.

Resonator : Tınlatıcı. Rezonatör. Çınlataç. Sesi tınlatmada kullanılan boşluklar; bunların en bilinenleri gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluklarıdır. Rezonans üretme veya yükseltme cihazı. Çınlatıcı. Çınlayıcı devre. Rezonans devresi. Çınlayıcı. Çınlaç.

Soundbox synonyms : resonating chamber.