Soybean türkçesi Soybean nedir
- Bkz.soya bean.
- [#soya Soya fasulyesi].
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Soya.
- Baklagiller (leguminosae) familyasından, ülkemizde tohumlarından yağ elde etmek için kültürü yapılan, tek yıllık otsu bitki.
Soybean ile ilgili cümleler
English: The top U.S. export to China was soybeans.
Turkish: ABD'nin Çin'e ihraç ettiği başlıca ürün soya fasülyesiydi.
English: Ali wondered why soybean prices were dropping.
Turkish: Ali soya fasulyesi fiyatlarının neden düştüğünü merak ediyordu.
English: Chicken, tuna and soybeans are good sources of protein.
Turkish: Tavuk, ton balığı ve soya fasulyesi iyi protein kaynaklarıdır.
Soybean ingilizcede ne demek, Soybean nerede nasıl kullanılır?
Soybean aphid : Soya yaprakbiti. Soya yapraklarından özsu emen, küçük, yumuşak yaprakbiti.
Soybean meal : Soya küspesi. Soya tanelerinden yağın alınmasıyla geride kalan, protein ve lizin bakımından zengin, metiyonin bakımından fakir, biyolojik değerliliği yüksek yem maddesi.
Soybean milk : Bebek mamalarında ve tofu üretiminde kullanılan, soya unu ve sudan elde edilen süt benzeri ürün. Soya sütü.
Soybean oil : Soyafasülyesi yağı. Soya fasulyesinden elde edilen açık sarı yağ (cila ve boyalar ile matbaa mürekkebi ve sabunda kullanılır). Yenilebilir yemeklik soya yağ. Soya yağı. Soya fasulyesi yağı.
Soybean oligosaccharide : Yemlerde prebiyotik olarak kullanılan katkı maddesi. Soya oligosakkarit.
Soy exraction feed : Soya ekstraksiyon yemi. Soyulmuş ve çözücüyle özütlenmiş soya pulcuklarından proteinin ve azotsuz öz maddelerin bir kısmı ayrıdıktan sonra kalan bir ürün.
Soy bean : Soya fasulyesinin yenilebilen besleyici tohumu. Soya. Baklagillerden güneydoğu asya'ya özgü yıllık bir bitki (toprağı iyileştirmek canlı hayvanlara otlaklık olması ve besleyici kökleri için yetiştirilir). Soya fasulyesi.
Soy bran : Soya kepeği. Soya tohumunun dışını örten ince tabakadan oluşan bir yan ürün.
Soybean straw : Soya samanı. Soya sap ve yapraklarının saman makinesinde öğütülmesiyle elde edilen, hayvanlar tarafından sevilerek tüketilen, anti besleme faktörü olarak tripsin inhibitörü taşıyan kaba yem.
Soy flour by product : Soya unu yan ürünü. Soya griti veya soya unu fabrikasyonundan ele geçen soya kabuklarından ve öğütme sonu kalıntılarından oluşan, % 13'ten daha az ham protein ve % 32'den daha fazla ham selüloz içermemesi gereken bir ürün.
İngilizce Soybean Türkçe anlamı, Soybean eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Soybean ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Soy sauce : Soya sosu.
Soy flour : Soya unu. Soya fasulyesi soyulduktan ve yağı çıkarıldıktan sonra elde edilen un. Ayıklanmış, özürsüz, temizlenmiş ve kabuğu soyulmuş soya tohumlarından mekanik veya çözücü özütleme işlemiyle yağın çoğu alındıktan sonra, öğütülerek ince pudra durumuna getirilmiş, en çok % 4 ham selüloz içeren ürün.
Soy : Soya salçası.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam.
Soja : Baklagillerden güneydoğu asya'ya özgü yıllık bir bitki (toprağı iyileştirmek hayvanlara yem olarak kullanmak ve besleyici tohumları için yetiştirilir).
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Soybean synonyms : genus glycine, soybean plant, soyabean oil, soja bean, soybean flour, glycine max, edible bean, field soybean, soyabean, leguminous plant, glycine, soybeans, soya, bean, a site, abductor muscle, soys, soy bean, aardvark, aardvarks, abacus bodies, abramis zone, abambulacral area, abo blood groups system, soybean meal, soya bean, a chromosome, soybean oil, legume, soyas, a cell, acacia.

Bu kısımda Soybean kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Soybean ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Soybean anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Soybean ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.