Spavins türkçesi Spavins nedir

  • Atın dizinin şişmesi.

Spavins ingilizcede ne demek, Spavins nerede nasıl kullanılır?

Bone spavin : Atlarda ve öküzlerde aşırı yük ve eklem hareketsizliğine bağlı olarak gelişen, alt ayak bileği ekleminde kıkırdak nekrozu, kemik oluşumu ve eklem aralığının kaybıyla belirgin dejeneratif eklem hastalığı, osteoartritis kronika deformans, eparven, tarsus bölgesi ekzostozları, hlk. karakuş. Kemik karakuşu. Tarsus bölgesi ekzostozları.

Spavin : Atın dizinin şişmesi.

Spavined : Dizi şişmiş (at). Topal veya sakat (at).

Spa pedicure : Spa pedikürü.

Spa : İçmeye ya da banyo etmeye elverişli doğal su kaynağı. Ilıca. Kaplıca maden suyu kaynağı. İçmeler. Kaplıca şehri. İrlanda'da yerleşim yeri. Kaplıca.

Space capsule : Uzay kapsülü. Uydu kapsülü.

Space between columns : Sütunlar arası boşluk.

Space character : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Boş damga. Boşluk karakteri. Aralık damgası. Bir çiziler dizisinde, genellikle boş bir konumla gösterilen damga. boş damga, bir güdüm damgası olmamasına karşın, bir sayfalama damgası görevi yapar, çünkü yazma ya da gösterme sırasında, hiçbir simge görülmeksizin bir konum ilerlenmesini sağlar. benzer biçimde, boş damga bir bilgi ayırıcıya eşdeğer bir görev için kullanılabilir.

 

Space bar : Ara çubuğu ara tuşu. Ara çubuğu. Mesafe çubuğu. Ara tuşu. Boşluk çubuğu. Espas tuşu. Aralık tuşu.

Space age : Uzay çağı.

İngilizce Spavins Türkçe anlamı, Spavins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spavins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tonsure : Başın tepesini tıraş etmek. Başın tepesini tıraş etme. Başın tepesini traş etme.

Action : Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Aksiyon. İs. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Çarpışma. İş. Yapılan şey. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Eylem. Olayların gelişimi.

Downsizing : Bir şeyi daha küçük bir ölçeğe indirgeme. Küçültme. Personel sayısında daralmaya gidilmesi. Ekonomik küçülme. Masrafları düşürme. Küçülerek büyüme. Küçülme. Bir şirketin finansal istikrarını sağlamak amacıyla giderleri düşürücü önlemler alma (daha küçük miktarda imal etme, çalışan sayısını azaltma vs şeklinde). Boyutunu indirgeme. Personel sayısını azaltma.

Depilation : Kılları temizleme. Kıl alma. Kıl giderici şey. Depilasyon. Tüyleri giderme. Depilaj. Tüy alma. Tüyleri dökme. Epilasyon.

Epilation : Epilasyon.

Curtailment : Kısma. Kısaltma. Kısa kesme. Kesme. İndirme. Azaltma. Kısıntı.

Economy : İktisat. Ekonomi. Tutumluluk. Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı. Ekonomik. Ekonomik jüye. Yöntem şekli. Artırım. Bir ülkede, bölgede ya da bir bütün olarak dünyada mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım, değişim, yeniden üretim ve tüketiminin gerçekleştirildiği sistem. krş. bölgesel ekonomi, dünya ekonomisi, ulusal ekonomi. İdare.

 

Shave : Soymak. Yüzmek. Tıraş. Kesmek. Sıyırmak. Tıraş etmek. Sakal tıraşı olmak. Sıyırıp geçmek. Buz kazımak (buz kalıbından). Rende.

Retrenchment : Kemer sıkma. Kısaltma. Azaltma. Personel sayısını düşürme. Personel sayısını azaltma. Kısma (masrafları). Kısıntı. Tasarruf. Kırpma. Azaltma (masrafları).

Spavins synonyms : economy of scale, spavin.

Spavins zıt anlamlı kelimeler, Spavins kelime anlamı

Distribution : Yaygın olma. Düzenleme. Dağıtma. Coğrafya, eğitim, ekonomi, fizik, iktisat, kimya, sinema, televizyon, tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlaçların kandan, doku ve organların içine yayılması. Dağılma. Bir ölçme sonucunda elde edilen değerlerin ya da test puanlarının bir ortalama noktası çevresinde serpilmesi durumu, bk. sıklık dağılımı. Bölüştürme. Yayılma. Dağılış.

Concentration : Toplama. Toplanım. Yığma. Bir oluşumun toplanma ve birikme durumu. Yoğunluğun ya da bolluğun artması. Derişim. Bir araya getirme. Hacim küçültme. Yığışım. Dikkati bir noktada toplama.

Evil : Günahkar. Zararlı. Şanssız. Musibet. Kötü. Kaza. Kem. Zarar. Yermek. Bela.