Economy türkçesi Economy nedir

  • Ekonomiklik.
  • İktisat.
  • Artırım.
  • Tutumluluk.
  • Ekonomik.
  • Bir ülkede, bölgede ya da bir bütün olarak dünyada mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım, değişim, yeniden üretim ve tüketiminin gerçekleştirildiği sistem. krş. bölgesel ekonomi, dünya ekonomisi, ulusal ekonomi.
  • Örgüt.
  • Ekonomik jüye.
  • Yöntem şekli.
  • Tutum.
  • Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı.
  • Para biriktirme, varlık sağlama.
  • Tasarruf.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Ekonomi.
  • İdare.
  • Ucuz.

Economy ile ilgili cümleler

English: Ali wanted an economy car.
Turkish: Ali bir ekonomi araba istedi.

English: Any turnaround of the economy is not expected this year.
Turkish: Bu yıl herhangi bir ekonomik revizyon beklenmiyor.

English: Although the economy is weak, some companies are still making a profit.
Turkish: Ekonomi zayıf olmasına rağmen, bazı şirketler hâlâ kazanç sağlıyor.

English: A huge federal budget deficit has been plaguing the American economy for many years.
Turkish: Dev bir federal bütçe açığı, yıllardır Amerikan ekonomisinin başına bela oldu.

English: Ali always flies economy class to save money.
Turkish: Ali her zaman tasarruf yapmak için ekonomi sınıfta uçuyor.

 

Economy ingilizcede ne demek, Economy nerede nasıl kullanılır?

Economy ails : Ekonomi problemleri. Ekonomik sorunlar.

Economy class : Ekonomik mevki.

Economy class syndrome : (tıp veya medikal terimi) derin damar trombozu (pıhtılaşması). Ekonomi sınıfı sendromu. Uzun havayolu yolculuklarında bacak damarlarında oluşabilen kan pıhtılaşması.

Economy hotel : Çok az konfor sağlayan otel. Ucuz otel. Ekonomik otel.

Economy in shambles : Sallantıdaki ekonomi. Karışıklık içindeki ekonomi. Genel düzensizliğin olduğu ekonomi.

National economy emergency system : Savaş sırasında ekonomiye gerekli hizmetleri sağlamak için tasarlanmış olan sistem.

Barter economy : Malın malla değişimine dayanan, değişim aracı olarak paranın kullanılmadığı ekonomi. Takas ekonomisi.

Capitalist economy : Üretim araç ve mallarının özel iyelikte bulunmasına dayanan, özgür girişim ve yarışmayı içeren ekonomi düzeni. Kapitalist ekonomi. Anamalcı ekonomi. Üretim araçları mülkiyetinin özel kişilere ait olduğu; yatırım, üretim, bölüşüm, gelir ve fiyatların piyasa mekanizması içerisinde serbestçe belirlendiği iktisadi sistem. Coğrafya, iktisat alanlarında kullanılır.

Dual economy theories : Az gelişmiş ülkelerdeki ikili iktisadi yapıyı açıklamaya yönelik geliştirilen kuramlar. İkili iktisadi yapı kuramları.

Economy oriented towards free trade : Dışa açık ekonomi.

İngilizce Economy Türkçe anlamı, Economy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Economy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forehandedness : Gecleğe hazırlıklı olma. Kanaatkarlık. Başarı. Refah. Dikkat. İyi kararlar verebilme. Beklenmedik sorunlarla iyi başa çıkabilme. Gelecek için hazır olma. Zenginlik.

 

State capitalism : Devlet kapitalizmi. Özel kesimde olduğu gibi devletin üretim araçları mülkiyetine sahip olup piyasa koşullarında iktisadi etkinlikte bulunması.

Sparingness : İdareli kullanma. Tedbir. Önlem.

Behaviours : Hareket tarzı. Davranışlar. Davranış. Tavır. Hareket.

Conns : Dümen kullanmak. Kumanda etmek. İdare etmek. Gemiyi yöneltmek. Sevk etmek. Gemiyi kullanmak.

Retrenchment : Personel sayısını azaltma. Kısma (masrafları). Azaltma (masrafları). Kısaltma. Personel sayısında daralmaya gidilmesi. Metris içi hendek. Kısıntı. Personel sayısını düşürme. Kırpma.

Minimality in number : Bir ölçeğin, ölçtüğü süreklilik üzerindeki her ana konumu dile getirecek en uygun ya da en az sayıda sınardan oluşmasını öngören ölçekleme kuralı.

Saving : Biriktirme. Durumu kurtaran. Kurtarıcı. Bkz.save. Koruyan. Tutumlu.

Dime : On sentlik gümüş madeni para. On sent madeni para. On sent (amerikan ingilizcesi). 10 seneye mahkum olma. On sent. 10 sent değerindeki madeni para. On sentlik para. Asist (nba). 10 yıllık mahkumiyet.

Carriages : Nakliye. Nakliye ücreti. Duruş. Araba. Vagon. Binek arabası. Taşıyıcı alttakım. Navlun. Onaylama (tasarı vb).

Economy synonyms : non market economy, state socialism, laissez faire economy, low consumption, cheapo, appropriations, economic science, directorship, free enterprise, cheaply, disposal, economies, system, savingness, conn, chancellery, crummy, economic system, behavior, economic, geste, organism, catchpenny, organs, econ, mixed economy, ownership, behaviour, cheap, thriftiness, carriage, dispensations, dismal science.

Economy zıt anlamlı kelimeler, Economy kelime anlamı

Market economy : Piyasa ekonomisi. Mal ve hizmetlerin iktisadi karar birimleri arasında herhangi bir engelle karşılaşmaksızın değişiminin yapıldığı piyasa. neyin, ne kadar, nasıl ve kimler için üretileceğine tamamen fayda ve kar ençoklaştırması amaçlayan davranışlar doğrultusunda oluştuğu iktisadi sistem. krş. güdümlü ekonomi, serbest piyasa ekonomisi, karma ekonomi. Pazar ekonomisi.

Inefficiency : Sonuç vermeme. İşe yaramama. Etkisizlik. Verimsizlik. Faydasızlık. Yetersizlik. Etkili olmama.

Economy antonyms : non market economy.

Economy ingilizce tanımı, definition of Economy

Economy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Especially as they concern expense or disbursement. The regulation and government of household matters. The management of domestic affairs. As, a careful economy.