Sparingness türkçesi Sparingness nedir

Sparingness ingilizcede ne demek, Sparingness nerede nasıl kullanılır?

Unsparingness : Cömertlik. Eli açıklık. Tutumlu olmama. Zalimlik. İdareli kullanmama. Acımasızlık.

Be sparing of : Tutumlu olmak. İdareli kullanmak.

Sparing : Pike. Ayırma. Az kullanan. İdareli. Kaçınma. Merhametli. Tedbirli. Tutumlu. İhtiyat. İdare.

Sparingly : Yumuşaklıkla. Tedbirli şekilde. Cimrice. Yumuşak bir şekilde. Zayıf bir şekilde. Tutumlu bir şekilde. Ekonomik bir şekilde. Tutumlu olarak. Kuvvetsizce.

Sparingly soluble : Eser miktarda çözünür. Biraz çözünür.

Be unsparing in : Esirgememek. Kaçınmamak.

Unsparingly : Cimrice olmayan bir şekilde. Acımadan. Acımayarak. Cömertçe. Esirgemeyerek. Esirgemeden. Eli açık bir şekilde.

Unsparing : Art niyetsiz. Acımasız. Bitmek bilmez. Sert. Kıyan. Cömert. Bol. Esirgemeyen. Çok. Amansız.

İngilizce Sparingness Türkçe anlamı, Sparingness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparingness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Thrift : Ekonomi. Deniz lavantası. İdare. İktisat. Verimlilik. Gürlük. Deliotu. Azla yetinme.

Minimality in number : Bir ölçeğin, ölçtüğü süreklilik üzerindeki her ana konumu dile getirecek en uygun ya da en az sayıda sınardan oluşmasını öngören ölçekleme kuralı.

 

Elasticity : Elastısıte. Elastikiyet. Ekonomi, fizik, kimya, iktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir cismin, kuvvet etkisiyle uzunluk, oylum ya da biçimce değişikliğe uğraması, ve kuvvet kalkınca başlangıç biçim ve boyutlarını yeniden bulması özelliği. Elastisite. Özdeğin, uygulanan kuvvet kaldırıldıktan sonra tikel olarak ya da tümüyle başlangıç biçimini alabilme özelliği. Yapağının gerildikten sonra tekrar önceki pozisyonuna veya uzunluğuna geri dönebilme yeteneği. Bir fonksiyonel ilişkide, diğer bağımsız değişkenler sabitken, bağımsız bir değişkendeki yüzde değişmenin bağımlı değişkende yarattığı yüzde değişmeyi ölçen, yani bağımlı değişkendeki oransal değişmenin bağımsız değişkendeki oransal değişmeye oranı biçiminde ifade edilen duyarlılık katsayısı. Esneklik. Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalma durumu.

Chariness : İhtiyatlı olma. İhtiyat. Tedbirlilik. Tetiktelik.

Expedient : Yararlı. Politika. Uygun. Çıkarcı. Yol. Aranılan nitelikte. Münasip. Çıkarlara uygun düşen. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çare. Çare.

Attitudes : Duruş. Düşünce. Konum. Düşünce ve tepki. Mal veya fikre karşı uzun süreli duygu. Fikir. Davranış. Poz. Tavır. Durum.

Carriage : Navlun. At arabası. Nakliye vergini. Tavır. Taşımacılık. Taşıyıcı alttakım. Makinenin oynak parçası. Araba. Nakliye.

Frugality : Ucuzluk. İdare. Sadelik. Kanaatkarlık.

Foresight : Sağduyu. Seziş. İleri görüş. Sağgörü. Arpacık. Feraset. Öngörü. İhtiyat. Önsezi.

 

Expedients : Yol. Çare. Politika. Belki doğru olmayan fakat elverişli bir çare. Elverişli bir çare. Münasip. Umar. Aranılan nitelikte.

Sparingness synonyms : savingness, behavior, circumspection, forethought, demeanors, diligence, countermeasure, manoeuvred, hedge, economising, forehandedness, hedges, conservation, maneuver, demeanour, carriages, complexion, demeanor, tightening the belt, expediences, clampdown, maneuvered, economizing, behaviour, attitude, parsimony, gestes, behaviours, economy, discretion, manoeuvreing, spring, frugalities.

Sparingness zıt anlamlı kelimeler, Sparingness kelime anlamı

Elastic : Lastikli şerit. Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalan (özdek, nesne vb.). Uyumlu. Lastikli. Silgi. Lastik bant. Elastiki. Lastik. Değişebilir. Elastik şey.

Inelasticity : Esnemezlik. Elastikiyetsizlik. Dik olma. Esnek olmama. Esnek olmayış. Esnememe. Katı olma.