Sparing türkçesi Sparing nedir

Sparing ile ilgili cümleler

English: Would you mind sparing me thirty minutes of the day?
Turkish: Bana günün otuz dakikasını ayırır mısın?

Sparing ingilizcede ne demek, Sparing nerede nasıl kullanılır?

Be sparing of : Tutumlu olmak. İdareli kullanmak.

Sparingly : Ekonomik bir şekilde. Zayıf bir şekilde. Yumuşaklıkla. Tutumlu olarak. Kuvvetsizce. Cimrice. Yumuşak bir şekilde. Tedbirli şekilde. Tutumlu bir şekilde.

Sparingly soluble : Eser miktarda çözünür. Biraz çözünür.

Sparingness : Tedbir. Tutumluluk. Tutum. İdareli kullanma. Önlem.

Be unsparing in : Esirgememek. Kaçınmamak.

Disparities : Eşitsizlik. Uyumsuzluk. Fark. Farklılık.

Spar deck : Üst güverte. Geçici güverte. Bir geminin üst güvertesi. Kontra güverte. Rüşvet güverte. Kuntra güverte.

Disparity in age : Yaş farkı.

Unsparingness : Cömertlik. İdareli kullanmama. Tutumlu olmama. Zalimlik. Eli açıklık. Acımasızlık.

Auxiliary spar : Yardımcı lonjeron.

İngilizce Sparing Türkçe anlamı, Sparing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emergency reserve : Acil ihtiyat.

Austerity : Kanaatkarlık. Davranış sertliği. Güçlük. İdareli geçinme. Ciddiyet. Masraftan kısma. Azla yetinme. Sertlik. Tasarruf.

 

Deliberative : Bilinçli. Üzerinde düşünülmüş. Düşünen. İhtiyatlı. Görüşmeye dayalı. Müzakereye ait. Düşünceli.

Economizer : Ekonomizer. Ekonomizör. Ön ısıtıcı. Kazandırıcı. Tutumlayıcı. Tutumlu kimse. Isı alıcı.

Forehanded : Varlıklı. Başarılı. İhtiyatlı. Kanaatkar. Hali vakti yerinde. Dışa bakan avuç içi ile vurulan (tenis). Zengin.

Evasion : Kurtulma. Yan çizme. Atlatma. Yakasını kurtarma. Kaçırma. Sakınma. Kendisine soru yöneltilen kişinin kaçınması ya da açık bir yanıt bulamadığı için soruyu yanıtsız bırakarak geçiştirmesi durumu. Kaçma. Kaytarma.

Merciful : Rahim. Şefkatli. Acı çektirmeyen. Acıyıcı. İnsaflı. Sevecen. Bağışlayıcı.

Avoidance : İptal. Kurtulma. Fesih. Çekinme. İlga. Kendisine soru yöneltilen kişinin kuşku, kaygı duyduğu ya da çekinip sakındığı için soruyu yanıtlamaktan kaçma durumu. Sakınma. Birey ve toplulukların, dinsel, büyüsel ya da geleneksel nedenlerle, kimi nesne, olay ve besin ürünleriyle ilişkilerini, tümüyle ya da büyük bir ölçüde kısıtlamaları, bk. din, büyü, addan sakınma, dayısal sakınma, sililiksizlik. Uzak durma.

Carefully : Özenle. Dikkatlice. İdareli biçimde. İtinayla. Usulcacık. Dikkatle. Özenli biçimde. Dikkatli şekilde. Özenli şekilde.

Thrifty : İdareci. Tasarruflu. Kanaatkar. Gür. Hesaplı. Verimli.

Sparing synonyms : nosedive, discretion, direction, backlog, careful, avoiding, elusion, curiously, clement, canniest, pique, provident, absolute discretion, exorable, kindliest, assortment, cannier, deliberations, dept, eschewals, prudent, circumspection, cautions, advised, discreet, chariest, caution, culling, cagey, assignment, allocating, frugal, fail proof.

 

Sparing zıt anlamlı kelimeler, Sparing kelime anlamı

Wasteful : Savurgan. İdaresiz. Zarar veren. Müsrif. Tutumsuz. Boşuna ziyan eden. Ziyankar.

Sparing ingilizce tanımı, definition of Sparing

Sparing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Spare. Saving. Merciful. Frugal.