Elastic türkçesi Elastic nedir
- Lastikli.
- Silgi.
- Esnek.
- Değişebilir.
- Lastikli şerit.
- Lastik.
- Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
- Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalan (özdek, nesne vb.).
- Lastik bant.
- Uyumlu.
- Elastiki.
- Elastik şey.
- Elastik.
Elastic ile ilgili cümleler
English: A rubber ball bounces because it is elastic.
Turkish: Elastik olduğu için lastik bir top seker.
Elastic ingilizcede ne demek, Elastic nerede nasıl kullanılır?
Elastic band : Lastikten yapılma yumuşak şerit. Lastik bant. Kurdele şerit. Elastik bant. Lastik. Esnek şerit. Yuvarlak lastik. (britanya) lastik şerit.
Elastic bandage : Elastiki sargı bezi. Elastik sargı bezi. Ufak kesikleri sarmak için kullanılan ve küçük bir gazlı pedi olan küçük yapışkan şerit. Elastik bandaj.
Elastic behaviour : Esnek davranış. Esnek davranım.
Elastic buffer : Esnek yastık bellek.
Elastic cartilage : Hücreler arası maddesinde bol sarı elastik tel bulunan, lakünler içinde bir ya da iki hücrenin bir arada bulunduğu, etrafı perikondriyumla çevrili, vücutta kulak kepçesi, dış kulak yolu, östaki borusu, küçük dil ve gırtlakta bulunan, oldukça esnek bir kıkırdak dokusu tipi. sarı kıkırdak. Sarı kıkırdak. Hücreler arası maddesinde bol miktarda sarı elastik tel bulunan, oldukça esnek bir kıkırdak dokusu tipi, sarı kıkırdak. Elastik kıkırdak dokusu.
Elastic deformation : Esnek şekil değişimi. Esnek deformasyon. Elastik deformasyon. Esnek bozunma.
Elastic fibres : Esnek elyaflar. Uzama ve esneme kabiliyeti çok yüksek olan ve başlıca elastinden oluşmuş bağ dokusu telleri. sarı teller. Uzama ve esneme yeteneği çok yüksek olan ve başlıca elastinden oluşmuş bağ dokusu telleri, sarı teller. Elastik teller. Esnek lifler.
Elastic fibers : Esnek lifler. Bağ dokusu hücreler arası maddesinden geçen sarımsı protein elastin lifler.
Elastic fabric : Elastik kumaş.
Elastic fatigue : Esnek yorulma. Esneklik yorulumu. Esnek bir katının zorlayıcı etkinin kalkmasından sonra, ilk boyut ve biçimine dönmede gecikmesi. Esneklik yorgunluğu.
İngilizce Elastic Türkçe anlamı, Elastic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Elastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chewy : Çok fazla çiğneme gerektiren. Çok fazla çiğneme gerektiren yoğunlukta olan (yiyeceğin). Çiğnemeye müsait. Çiğnenmesi zor. Çiğneme gerektiren. Çiğnenebilir. Sakız gibi. Sakız.
Stretchier : Gerilen. Uzayan.
Stretch : Uzatmak. Gerinmek. Gerginleştirmek. Elastiki uzama. Esneme. Yayılmak. Uzam. Hapis süresi. Esnemek. Germek.
Limp : Bükülgen. Pörsük. Aksatmak. Aksamak. Topallama. Yumuşak. Hamur gibi. Topallamak. Zayıf.
Bouncy : Zıpır. İstekli. Yaşam dolu. Canli. Yerinde duramayan. Hevesli. Canlı.
Limber : Oynak (özellikle kol ve bacaklar). Eğilir bükülür. Top arabası ön parçası. Bükülgen. Çevik. Eğilir. Oynak. Toparlak. Kıvrak.
Exchangeable : Mübadele edilebilir. İade edilebilir. Değişir. Değiştirilebilir. Takas edilebilir. Mübadelesi mümkün. Değişmesi mümkün.
Expansible : Gerdirilebilir. Genişler. Genleşir. Genleşebilir. Genişleyebilir. Uzatılabilir. Yayılıp büyümesi mümkün.
Tyre : Tyros. Sur şehri. Sur. Araba lastiği. Elbise. Giysi. Başörtüsü. Dış lastik. Tekerlek.
Elastic synonyms : elasticised, elasticated, flexile, stretchiest, india rubber, accordant, live, pliable, viscoelastic, ductile, amorphously, nonrigid, supplest, tire, capacitative, cadenced, rubber, compatible, cleaner, elastics, erasers, eraser, mutative, expansile, transfusable, binder, concordant, overshoe, rubbery, moldable, canorous, uncertain, resilient.
Elastic zıt anlamlı kelimeler, Elastic kelime anlamı
Inflexible : Sert. İnatçı. Hiç esnek davranmayan. Yavuz. Bükülmez. Kalıplaşmış. Değişmez. Sebatlı. Boyun eğmez. Kararlı.
Inelastic : Esneklik özelliği göstermeyen. Esnemez. Elastikliği olmayan. Sert. Esnek olmayan. Elastikiyetsiz. Elastik olmayan. Elastikiyetliksiz.
Unadaptable : Uyumsuz. Uyarlanamayan. Uygun olmayan. Kullanışsız.
Elastic ingilizce tanımı, definition of Elastic
Elastic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the power of rebounding. The air is elastic. Having a power or inherent property of returning to the form from which a substance is bent, drawn, pressed, or twisted. Springy. Springing back. An elastic woven fabric, as a belt, braces or suspenders, etc., made in part of India rubber. As, a bow is elastic. India rubber is elastic.

Bu kısımda Elastic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Elastic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Elastic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Elastic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.