Elastic fibres türkçesi Elastic fibres nedir

  • Esnek lifler.
  • Elastik teller.
  • Esnek elyaflar.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Uzama ve esneme yeteneği çok yüksek olan ve başlıca elastinden oluşmuş bağ dokusu telleri, sarı teller.
  • Uzama ve esneme kabiliyeti çok yüksek olan ve başlıca elastinden oluşmuş bağ dokusu telleri. sarı teller.

Elastic fibres ingilizcede ne demek, Elastic fibres nerede nasıl kullanılır?

Elastic : Değişebilir. Silgi. Kuvvetle orantılı olarak uzayıp kısalan (özdek, nesne vb.). Esnek. Elastik şey. Lastikli. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Lastik bant. Elastiki. Lastik.

Fibres : Lifin çoğulu. Yapı. Elyaf. Kişilik. Tel. Lifler. Karakter. Lif. Besleme malzemesi. Fiber.

Elastic band : Lastikten yapılma yumuşak şerit. Lastik bant. (britanya) lastik şerit. Kurdele şerit. Elastik bant. Lastik. Esnek şerit. Yuvarlak lastik.

Elastic bandage : Elastik bandaj. Elastiki sargı bezi. Elastik sargı bezi. Ufak kesikleri sarmak için kullanılan ve küçük bir gazlı pedi olan küçük yapışkan şerit.

Elastic behaviour : Esnek davranım. Esnek davranış.

Elastic buffer : Esnek yastık bellek.

İngilizce Elastic fibres Türkçe anlamı, Elastic fibres eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elastic fibres ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Borudişli. Karınca yiyen.

Acacia : Akasya sakızı. Mimoza. Arap zamkı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Elastic fibres synonyms : aardvarks, yellow fibres, abramis zone, a protein, elastic fibers, a cell, aardwolf, a site.