Speakeasy türkçesi Speakeasy nedir

  • Gizli bar.
  • Gizlice içki satılan yer.

Speakeasy ile ilgili cümleler

English: The police raided the speakeasy.
Turkish: Polisler gizlice içki satılan yeri bastı.

Speakeasy ingilizcede ne demek, Speakeasy nerede nasıl kullanılır?

Speakeasies : Gizli bar. Gizlice içki satılan yer.

Speaker : Meclis başkanı. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Spiker (radyo veya tv). Spiker. Konuşmacı. Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Hatip. Sözcü. Kolon. Hoparlör.

Speaker mode : Hoparlör kipi.

Speaker of the house : Yasama organı lideri. Meclis başkanı. Abd temsilciler meclisi lideri.

Speaker phone : Hoparlörlü telefon. Ahize tutulmadan konuşulabilecek şekilde bir mikrofonu ve hoparlörü olan telefon. Telefon hoparlörü.

Speaker volume : Hoparlör sesi. Hoparlör ses ayarı. Hoparlör açıklğı. Hoparlör açıklığı.

Speaker recognition : Konuşanı tanıma.

Electromagnetic speaker : Elektromanyetik hoparlör.

Auxiliary speakers : Bir ses kartına bağlı olan hoparlörler. Harici hoparlörler.

Speakers : Spikerler. Meclis başkanı. Konuşmacılar. Konuşmacı. Hoparlörler. Sözcü. Spiker. Hoparlör.

İngilizce Speakeasy Türkçe anlamı, Speakeasy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speakeasy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Taproom : Alkollü içeceklerin servis edildiği oda. Meyhane. Başta bira olmak üzere. Bar.

Bar : Bariyer. Sırık. Dışında. İzin vermeme. İzin vermemek. Kısıtlamak. Çizgi yapmak. Parmaklık takmak. Menetmek. Hoşlanmamak.

Barroom : Bar. Birahane. Meyhane. Taverna.

Saloon : Salon bar. Salon (yolcu gemisinde). Salon. Dükkan. Bar. Meyhane. Sürücüyle yolcu arasında ayırıcı bölme bulunmayan kapalı araba. Lüks salon. Büyük salon. Büyük araba.

Speakeasy synonyms : ginmill, speakeasies.