Taproom türkçesi Taproom nedir

  • Bar.
  • Başta bira olmak üzere.
  • Meyhane.
  • Alkollü içeceklerin servis edildiği oda.

Taproom ingilizcede ne demek, Taproom nerede nasıl kullanılır?

Taprooms : Meyhane. Başta bira olmak üzere. Alkollü içeceklerin servis edildiği oda. Bar.

Taproot : Kazık kök. Anakök. Bitki oyumu. Oyum. Kazıkkök.

Taproots : Oyum. Kazıkkök. Bitki oyumu. Kazık kök. Anakök.

Tap bolt : Yivli bulon. Saplama. Pim. Kriko cıvata.

Tap borer : Zıvana matkabı.

Tap dancing : Step dansı.

Tap hole : Kılavuz deliği. Maden deliği. Curuf akma deliği. Fırın deliği. Fırın döküm deliği.

Tap water : Kullanma suyu. Şebeke suyu. Kullanım suyu. Musluk suyu. Çeşme. Musluk veya şebeke suyu. Çeşme suyu.

Tap wrench : Musluk anahtarı.

Tap out : Ölmek. Kumarda sıfırı tüketmek. Miadı dolmak. Kumarda tüm parasını kaybetmek. Ütülmek. Ritim tutmak.

İngilizce Taproom Türkçe anlamı, Taproom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taproom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bar : Bariyer. Demir çubuk. Parça. Dışında. Gerek denge, gerekse kasları açmada işe yarayan, duvar boyunca yerden bel hizası yüksekliğinde, tahta tırabzan. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Hapsetmek. Menetmek. Sırık. Sürgülemek.

 

Cabaret : Müzikhol. Müzikli ve danslı şov. Kabaret tiyatrosu. Gece klübü. Kabare. Kabare tiyatrosu. İspanyolca caba reita, yani «renkli çanak» anlamına gelen bu tür tiyatro, her türlü güncel sorunu ve özellikle siyasal ve toplumsal konulan ince bir alayla, iğneleyici, yerici, taşlayıcı bir tutumla ele alıp toplum eleştirisine yönelir. dışta güldürücü ve eğlendirici olmasına karşm, temelde ciddi olan bu tür gösteride ezgiler, danslar, skeçler, monologlar, diyaloglar, diyalar, kısa filmler, kısacası tasarlanan eleştiri için ne gerekiyorsa onu sahneye getiren «renkli» bir karışım vardır. İğneleyici, yerici, taşlayıcı (daha çok aktüel olan) konuları kapsayan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro. bu tür tiyatro, ilkin 1881 yılında ressam r. salis'in monmartre'deki "chat noir" adlı kahvehanesinde başlamıştır. berlin'de 1901 yılında alman sanatçısı e. v. wolzogen "übertritt" adında benzeri küçük bir tiyatro kurmuştur. birkaç yıl sonra da max reinhardt "schail und rauch" adlı bir kabare tiyatrosu yönetmiştir.

Pub : Pabx. Birahane. İngiliz tipi bar. Hanut. İçkievi. Pab. Otomatik özel santral. Taverna.

Taphouse : Taverna.

Boozer : İçki içen kimse. Alkolik. Pub. İçkici. Sarhoş. Ayyaş.

Cantinas : Birahane. (güneybatı abd ve meksika'da kullanılan terim) bar. Taverna. Bar veya şarap dükkanı anlamına gelen ve özellikle meksika'da yaygın ispanyolca bir ifade.

Dramshop : Taverna. Birleşik devletler'de taverna veya bar için kullanılan yasal terim.

 

Cantina : (güneybatı abd ve meksika'da kullanılan terim) bar. Birahane. Taverna. Bar veya şarap dükkanı anlamına gelen ve özellikle meksika'da yaygın ispanyolca bir ifade.

Taproom synonyms : sawdust saloon, ginmill, cocktail lounge, groggery, bar room, cafe, barrooms, boozers, cafes, pothouse, saloon, dram shop, ale house, grogshop, alehouses, gin mill, public house, boite, room, honky tonk, cross member, alehouse, barrel house, cabarets, speakeasy, barroom, barrelhouse.

Taproom ingilizce tanımı, definition of Taproom

Taproom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A room where liquors are kept on tap. A barroom.