Pub türkçesi Pub nedir
Pub ile ilgili cümleler
English: Ali and his mates went on a pub crawl and all ended up pretty drunk.
Turkish: Ali ve arkadaşları alemlere akıp zil zurna sarhoş oldu.
English: I got along so well with the guy sitting next to me at the pub that we ended up drinking together till dawn.
Turkish: Barda yanımda oturan şafak sökene kadar beraber içtiğim adamlarla gerçekten iyi anlaştım.
English: Ali was at a loose end, so he went to the pub for a few beers.
Turkish: Ali işsiz güçsüzdü, bu yüzden birkaç bira için bara gitti.
English: An Englishman, a Belgian and a Dutchman enter a pub and sit down at the counter. Says the barkeeper, "Wait a minute, is this a joke or what?"
Turkish: İngiliz, Belçikalı ve Hollandalı bir meyhaneye girer ve gişede otururlar. Barmen söyler, "Bir dakika bekleyin, bu bir şaka mı ne?"
English: Ali walked into the pub and ordered a pint of beer.
Turkish: Ali birahaneye yürüdü ve bir bardak bira ısmarladı.
Pub ingilizcede ne demek, Pub nerede nasıl kullanılır?
Puberal : Ergenlikle ilgili. Puberal.
Pubertas : Ergenlik. Pubertas.
Puberties : Buluğ çağı. Delikanlılık. Erginlik. Ergenlik. Ergenlik yaşı. Buluğ. Gençlik. Ergenlik çağı. Buluş. Ergenlik dönemi.
Puberty : Gençlik. Erginlik. Rüşt. Buluğ çağı. Delikanlılık. Ergenlik çağı. Erkek ve dişi yavruda ikinci derecede cinsiyet özellikleri oluşmaya, cinsiyet bezleri ve cinsiyet organlarının işlev görmeye başladığı dönem, puberte, puberti, puberta, pubertas. Buluğ. Puberte. Ergenlik yaşı.
Puberty dance : Erginlik oyunu. Erginlik çağına erişen genç kız ve delikanlıları, yeni bir topluma sokmak ve onlara yeni yaşamları için gerekli bilgileri vermek amacıyla oynanan bir halk oyunu türü. bk. oyun, halk oyunu. krş. evlenme oyunu, sevi oyunu, erlik oyunu.
Pubic : Pubien. Cinsel organları çevreleyen. Kasığa ilişkin. Cinsel kılganların çevresinde olan. Kasığa ait. Pubik. Kasık kemiğine ait. Kasık.
Puberty rites : Ergenlik törenleri.
Puberulent : Tüylü.
Pubic louse : Kasık biti. Phthirus pubis.
Pubis bone : Balıklar hariç, diğer omurgalılarda kalça kemerinin her bir yarısında ön alt kısmı teşkil eden kemik. kalça kemiğini teşkil etmek üzere işyumla birleşmiştir. Çatı kemiği. Pubis kemiği.
İngilizce Pub Türkçe anlamı, Pub eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pub ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pothouse : Ucuz meyhane. Tımarhane.
Public house : Han. İçkili mekan. Umuma açık eğlence mekanları. İngiltere'de alkollü içeceklerin satış ve tüketimine tahsis edilmiş bina. Pub. Umuma açık yerler.
Bistros : Avrupa'ya özgü küçük restoran. Küçük taverna veya bar. Küçük lokanta. Bistro. Küçük bar.
Boozer : İçki içen kimse. Sarhoş. İçkici. Pub. Ayyaş. Alkolik.
Cafe : Kahvehane. Kafeterya. Lokanta. Kafe. Kale. Kahve. Pastane.
Private automatic branch exchange : Özel otomatik birim santralı.
Brasserie : Bira ve yiyecek satan lokanta. Biralı lokanta.
Tavern : Han.
Pub synonyms : tap house, ginmill, free house, beerhouse, pubs, beer house, boozers, barroom, bistro, cabarets, fuddle, groggery, taproom, malthouse, taphouse, beer hall, ale house, cafes, grogshop, alehouses, nightclubs, bar, cabaret, taphouses, barrel house, dramshop, cantina, bar room, booze, boite, brasseries, brewhouse, gin mill.

Bu kısımda Pub kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pub ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pub anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pub ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.