Cabaret türkçesi Cabaret nedir

  • Meyhane.
  • Kabare tiyatrosu.
  • Gece klübü.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Müzikli ve danslı şov.
  • İğneleyici, yerici, taşlayıcı (daha çok aktüel olan) konuları kapsayan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin söylendiği küçük tiyatro. bu tür tiyatro, ilkin 1881 yılında ressam r. salis'in monmartre'deki "chat noir" adlı kahvehanesinde başlamıştır. berlin'de 1901 yılında alman sanatçısı e. v. wolzogen "übertritt" adında benzeri küçük bir tiyatro kurmuştur. birkaç yıl sonra da max reinhardt "schail und rauch" adlı bir kabare tiyatrosu yönetmiştir.
  • Müzikhol.
  • İspanyolca caba reita, yani «renkli çanak» anlamına gelen bu tür tiyatro, her türlü güncel sorunu ve özellikle siyasal ve toplumsal konulan ince bir alayla, iğneleyici, yerici, taşlayıcı bir tutumla ele alıp toplum eleştirisine yönelir. dışta güldürücü ve eğlendirici olmasına karşm, temelde ciddi olan bu tür gösteride ezgiler, danslar, skeçler, monologlar, diyaloglar, diyalar, kısa filmler, kısacası tasarlanan eleştiri için ne gerekiyorsa onu sahneye getiren «renkli» bir karışım vardır.
  • Kabare.
  • Kabaret tiyatrosu.

Cabaret ingilizcede ne demek, Cabaret nerede nasıl kullanılır?

Cabaret performer : Kabare artisti.

Cabaret puppet show : Kabare kuklası. Kabare türü tiyatroda oynatılan kukla.

 

Cabaret show : Gece kulübü gösterisi. Kabare şovu.

Cabarets : Meyhane. Kabare. Müzikhol. Gece klübü. Müzikli ve danslı şov.

Cabal : Fitne. Komplo kurmak. Dalavere veya hile yapmak. Dalavere yapmak. Komplo hazırlamak. Entrika çevirmek. Hile yapmak. Dolap. Dolap çevirmek. Klik.

Cabalist : Yahudi kabala öğretisi öğrencisi veya kendini buna adamış kimse ((hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan). Kabalist.

Cabala : Esrar. Sır. İbrani felsefesi yazıları. Gizli öğreti. Kabala. Gizem.

Cabaletta : Bir arya veya düet'in sonuç bölümü. (müzik) kısa basit italyan opera türünden arya.

Cabalism : Kabalizm. Kabala öğretileri (hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).

Cabalistical : Kabalanın. Kabalaya ait (hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).

İngilizce Cabaret Türkçe anlamı, Cabaret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cabaret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Variety theater : Farklı performansların sergilendiği sahne.

 

Ale house : Bar. Birahane.

Alehouse : Bar. Taverna. Birahane.

Spot : Benek yapmak. Görmek. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Değerlendirmek. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Benek. Kısa tanıtı. Ayırt etmek. Saçmak. Lekelenmek.

Barroom : Birahane. Taverna. Bar.

Absurd theatre : Absürt tiyatro. İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro).

Amateur theater : Amatör tiyatro. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri. Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Özenci tiyatro.

Allegory : Dokundurma. Alegori. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Yerine. Orunlama. Kinaye.

After piece : Rönesans döneminde ingiltere'de asal oyuna ek olarak oynanan ve genellikle güldürücü olan kısa yapıt. Ek oyun. Asıl oyunun sonunda, ona bağlı olmayan bir gösteri ya da oyun. Asıl oyunun sonunda, oyuna bağlı olmadan oynanan kısa oyun. Art oyun.

Gin mill : Bar.

Cabaret synonyms : night club, bar room, abstract theatre, alley theme, club, active hero, act drop, supper clup, actor manager, nightspot, adaptability, cantina, groggery, barrooms, boozers, nightclubs, pavilion, floorshow, acting style, dive, boite, analyze, barrel house, boozer, supper club, music hall, show, floor show, nightclub, nightspots, cabarets, acrobacy, alehouses.

Cabaret ingilizce tanımı, definition of Cabaret

Cabaret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A house where liquors are retailed. Hence, an entertainment of this nature. In the United States, a café or restaurant where the guests are entertained by performers who dance or sing on the floor between the tables, after the practice of a certain class of French taverns. A tavern.