Spoof türkçesi Spoof nedir

Spoof ingilizcede ne demek, Spoof nerede nasıl kullanılır?

Spoofed : Makaraya alma. Dolandırmak. Muziplik yapmak. İşletmek. Hafif tertip bir parodiyle alaya almak. Aldatmak. Kafeslemek. Sazanlamak. Aldatma. Kandırmak.

Spoofing : Başka bir ağa atak yapan kullanıcının kendisini atak yaptığı sistemin yetkili bir üyesi olarak göstermesi. Sazanlamak. İşletmek. Sahte e-posta. Başkasının ip adresini kullanarak tcp veya ip paketleri oluşturma. Dolandırmak. Yanıltma sinyali. Yanıltıcı e-posta. Aldatmak. Düşmanı elektronik araçlarla yanıltma ve aldatma.

Spoofs : Sazanlamak. İşletmek. Kafeslemek. Makaraya alma. Kandırmak. Hafif tertip bir parodiyle alaya almak. Muziplik yapmak. Aldatma. Aldatmak. Dolandırmak.

Web spoofing : Web dolandırıcılığı. Diğer kullanıcıların verilerine ulaşmak için bir kullanıcın kimliğini üstlenmek amacıyla bir internet adresini taklit etme. Bir web sitesinin hicivsel tanımlaması.

Spook : Korkutmak. Ürkütmek. Garip tip. Tuhaf (kimse). Hayalet gibi görünmek. Hortlak. Tayf. Heyula. Tekinsiz. Hayalet.

Spookier : Hayalet gibi. Tekin olmayan.

Spooky : Korkunç. Ürkütücü. Ürkünç. Garip. Tuhaf (kimse). Hayal gibi. Kolay ürkütülen. Acayip. Tekin olmayan. Hayalet gibi.

 

Spookily : Garip bir şekilde. Ürkütücü bir biçimde.

Spool : Piston. Kuyruk. Kangal. Makara. Bobin. Sargı. Makaraya sarmak. Masura. Yumak.

Spooked : Hayalet görmüş. (argo) korkmuş. Gözüne hayaletler görünmüş. Ürkmüş. Korkutulmuş. Hayaletler tarafından ziyaret edilmiş.

İngilizce Spoof Türkçe anlamı, Spoof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spoof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deceit : Dolandırıcılık. Dalavere. Üçkağıt. Hilekarlık. Yamuk. Kötüye kullanma. Hile. Düzenbazlık. Namussuzluk.

Lark around : Takılmak. Şaka yapmak.

Cozenage : Hile. Sahtekarlık. Dolandırıcılık.

Argue : Kanıtlamaya çalışmak. Karşı gelmek. İtiraz etmek. Görüşmek. Becelleşmek. İleri sürmek. -e alamet olmak. Çekişmek. Belli etmek. Münakaşa etmek.

Beguiles : Çekmek. Hoşça geçirmek. Ayartmak. Cezbetmek. Büyülemek. Saptırmak. Eğlendirmek. Aklını çelmek.

Bunkoing : Kandırıp kazıklamak. Güveni suistimal suçu. Hile yapmak. Dolandırıcılık. Bir kimseyi güveninden yararlanarak dolandırma. Alavere dalavere. Hakkını yemek.

Actuating : Tahrik. İşletme. Harekete geçiren. Çalıştırma. Çalıştırmak. Çalıştıran. Harekete geçirmek. Harekete geçirme.

Chisel : Keski. Kazıklamak. Yont. Kalemle oymak. Sızdırmak. Heykeltıraş kalemi. Oymak. Yontmak.

Cheat : Keklemek. Kazıklamak. Kopya çekmek. Hileyle elinden almak. Hile yapmak. Razı etmek.

Circumventions : Kanunun boşluklarından yararlanma. Hilecilik. Tuzağa düşürme. Hile. Desise. Atlatıp kurtulma. Önleme. Atlatma. Sahtekarlık.

Spoof synonyms : sendup, parody, put on, cuckoldry, buncoed, bilked, hoaxes, cheats, bait, cod, caged, control, jokes, adulterations, bilks, mock, circumvention, blear the eyes, actuated, coops, coop, arguing, deceives, have a lark, deceits, bamboozling, takeoffs, larking, crossbite, betray, hoax, bunkoed, befooled.