Steve türkçesi Steve nedir

  • Bir erkek ismi (steven veya stephen'ın bir şekli).

Steve ile ilgili cümleler

English: Did you sleep well last night, Steve?
Turkish: Dün gece iyi uyudun mu, Steve?

English: The Steve Miller Band released a new album in June of 2010.
Turkish: Steve Miller Band, 2010'un Haziranında yeni bir albüm yayınladı.

English: Have you seen the new science fiction movie from Steven Spielberg?
Turkish: Steven Spielberg'in yeni bilim kurgu filmini izlediniz mi?

English: Do you think that Steve Jobs would have been as successful as he has been if his last name were "Joobs" instead?
Turkish: Onun yerine soyadı "Joobs" olsa, Steve Jobs'un şimdiye kadar başarılı olduğu kadar başarılı olacağını düşünür müsün?

English: Cat Stevens is not a cat. He's a singer.
Turkish: Cat Stevens bir kedi değil. O bir şarkıcı.

Steve ingilizcede ne demek, Steve nerede nasıl kullanılır?

Stevedore : Yükleme veya boşaltma işçisi. Liman çalışanı. Gemi yükleme işçisi. İstifçi. Gemi yükleme ve boşaltma işlerinde çalışan işçi. Rıhtım işçisi. Limanda yükleme ve boşaltma işçisi. Liman işçisi. Yük boşaltma işçisi. Yükleme işçisi.

Stevedores : Yükleme işçisi. Tahliyeci. Yük boşaltma işçisi. Rıhtım işçileri.

Stevedoring : Boşaltma (gemi). Yükleme boşaltma yapma.

 

Steven : Bir erkek ismi.

Emilio estevez : Martin sheen'in oğlu. (1962 doğumlu) amerika birleşik devletleri sinema oyuncusu ve yönetmeni (1985 yapımı kahvaltı kulübü filmi ile ünlü).

Steadfast : Sabit. Sarsılmaz. Israrlı. Değişmeyen. Sebatlı. Değişmez. Kararlı. Sadık. Muhkem. Dönmez.

Steadier : Titremeyen. Düzenli. Sağlam. Daha sabit. Sürekli. Sakin. Sabit. Oturmuş. Sarsılmaz. Değişmez.

Steadfastly : Sebatla. Azimle. Kararlılıkla.

Steadiers : Daha sabit. Sabit.

Steadfastness : Metanet. Sebat. Azim. Sabır.

İngilizce Steve Türkçe anlamı, Steve eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kitchen appliance : Mutfak aleti.

Break open : Açmak. Kırmak. Zorla açmak.

Split : Paylaştırmak. Ayırmak. Sökülmek. Paylaşmak. Fisur, yarık, yırtık, çatlak. Bölünmek. Titizlenmek. Dağılmak. Çatlamış. Bölme.

Cookstove : Mutfak (ocak). Yemek pişirmek için kullanılan fırın. Fırın. Ocak.

Gas range : Havagazı ocağı (amerikan ingilizcesi). Havagazı fırını. Gazlı ocak.

Primus : İlk. Baş. Birinci olan.

Grating : Rendeleme. Şebeke. Ağ. Sahne parmaklığı. Gıcırdayan. Boru süzgeci. Taban ızgarası. Sahnede çit duygusunu veren kafes. Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık. Kafes.

Grate : Rendelemek. Sinirlendirmek. Ocak ızgarası. Izdırap vermek. Izgara. Gıcırdatmak. Aşındırarak partiküllerine ayırmak. Gıcık etmek. Aşındırarak parçalarına ayırmak. Gıcırdamak.

Gas stove : Gaz sobası. Gazlı soba. Gaz ocağı.

Electric range : Elektrik ocağı. Elektrik sahası.

Steve synonyms : primus stove, potbelly stove, cooking stove, spirit stove, potbelly, range, stave in, burst, charcoal burner, gas cooker, kitchen range, kitchen stove.

Steve ingilizce tanımı, definition of Steve

Steve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pack or stow, as cargo in a ship`s hold. [Bakınız: Steeve].