Steeve türkçesi Steeve nedir
- Civadra meyil açısı.
- Vinç mataforası.
- Vinç mataforası ile yerleştirmek.
- Cıvadıra.
- Cıvadıra meyil açısı olmak.
- Dikme ile yük yerleştirmek.
- Cıvadıra meyil açısı.
- Civadraya belirli bir meyil vermek.
- Yük yerleştirme vinci.
Steeve ingilizcede ne demek, Steeve nerede nasıl kullanılır?
Steeve plate : Derisi dikenlilerde su kanal sistemine ait taş kanalın (madrepor kanalı) dışarıya açıldığı yerde bulunan kalbur gibi delikli bir safiha. madreporit. Elek plakası. Derisi dikenlilerde su kanal sistemine ait taş kanalın (madrepor kanalı) dışarıya açıldığı yerde bulunan kalbur gibi delikli bir levha, madreporit. Elek safihası. Madreporit.
Steeving : Cıvadıra meyil açısı olmak. Dikme ile yük yerleştirmek. Vinç mataforası ile yerleştirmek.
Steed : Savaş atı. At. Küheylan.
Steeds : Savaş atı. At. Küheylan.
Steel : Çelik. Hazırlamak. Çakmak. Demirin, karbon ve % 2'ye değin başka öğelerle oluşturduğu yüksek dayançlı alaşımların genel adı. Sertleştirmek. Çelik kaplamak. Güçlendirmek. Katılaştırmak. Çelik gibi yapmak.
Steel belt : Çelik bant. Çelik kayış. Çelik kuşak.
Steel bit : Çelik uç.
Steel analysis : Çelik analizi. Çelik çözümlemesi.
Steel billet : Çelik kütük.
Steel bar : Çelik çubuk.
İngilizce Steeve Türkçe anlamı, Steeve eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Steeve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sit : Yola getirmek. Kalmak (bir yerde). Oturuma katılmak. Tünemek. Konmak. Tam oturmak. Modellik yapmak. Oturtmak. Kuluçkaya yatmak. Toplanmak.
Function : Bir toplumun halkbilim olay, ürün, öğe ve değişkenleri arasındaki ilişkiler düzeninin, halkın tarihsel, toplumsal, kültürel ve ekonomi gereksinmelerine uygun bir biçimde, uyumlu ve kesintisiz olarak işlemesini sağlayan etkinlik, bk. toplum, halkbilim, halkbilim olayı, öğe, değişken. Bir organ ya da bölgeye özgü olan doğal faaliyet. fonksiyon. Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi. bk. işlev. Görev yapmak. Bir ekin öğesinin belli bir toplumsal düzenin uyumlu işleyişine yaptığı katkı. bir yapının gerçekleştirebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme olanağı veren eylem türü ya da türleri. Kimi niceliklerin değişimiyle bağıntılı olarak değişen niceliklere verilen genel ad. Çalışmak. Çalışmak (makine). İşlev görmek. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Rotate : Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Çevirmek. Dolandırmak. Dönüşümlü olarak yer değiştirmek. Döndürmek. Sırayla çalışmak. Sırayla çalıştırmak. Dönmek. Eksen çevresinde dönmek. Dönüşümlü olmak.
Act : Görevini yapmak. Etki. Numara yapmak. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Rol oynamak. Etki etmek. Eylem. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Numarası yapmak.
Suffice : Gitmek (yetmek). Elvermek. Yetmek. Yeterli olmak. Çıkışmak (yetmek). Kafi gelmek. Yetişmek (yetmek). Yeterli gelmek. Doyurmak.
Represent : Simgelemek. -i oynamak. Sahneye koymak. Adına davranma. Betimlemek. Göstermek. Açıklamak. Gösterimlemek. Tarif etmek.
Work : İş yapmak. Çabalamak. Sızdırmak (para). Koparmak (para). Etkili olmak. İş. Meşgul olmak. Yapıt. İyesinin özelliğini taşıyan, gerek biçim ve gerekse içeriği bakımından birlik gösteren düşünü ve sanat ürünü. Oynatmak.
Answer : Cevaplandırmak. Yerine getirmek. Yanıtlamak. Cevaplamak. Cevap. Yanıt vermek. Yanıt. Yetmek. Cevap vermek. Tanımlamak.
Officiate : Resmi işlemleri yerine getirmek. Görevi yerine getirmek. Resmi bir görevi yerine getirmek. Tören yönetmek. Ayin yönetmek (din görevlisi). Görev yapmak. Vazife görmek.
Caddie : (golf) oyuncuya oyun sırasında kurallar çerçevesinde yardımcı olan kişi. Golf oyuncunun sopalarını taşımak. Golf takımlarını taşıyan yardımcı. Golf oyuncunun sopalarını taşıyan kimse. Malzemeci.
Steeve synonyms : do work, caddy, prelude, act as, do, service, staff.
Steeve zıt anlamlı kelimeler, Steeve kelime anlamı
Malfunction : Tutukluk. Herhangi bir organın yetersiz veya dengesiz görev yapması hali, malfonksiyon, disfonksiyon. İşlev bozukluğu. Teklemek. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aksaklık. Kötü çalışma. Malfonksiyon. Kötü çalışmak. Arızalı çalışma.
Idle : Boş durmak. Haylaz. Boşta çalışmak. Çalışmayan. Avare. Oyalanmak. Boşa geçen. Boşta olmak. İşsiz güçsüz.
Steeve ingilizce tanımı, definition of Steeve
Steeve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Said of the bowsprit, etc. To project upward, or make an angle with the horizon or with the line of a vessel`s keel. The angle which a bowsprit makes with the horizon, or with the line of the vessel`s keel. Called also steeving. To elevate or fix at an angle with the horizon. Said of the bowsprit, etc.

Bu kısımda Steeve kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Steeve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Steeve anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Steeve ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.