Steeving türkçesi Steeving nedir
- Vinç mataforası ile yerleştirmek.
- Dikme ile yük yerleştirmek.
- Cıvadıra meyil açısı olmak.
Steeving ingilizcede ne demek, Steeving nerede nasıl kullanılır?
Steeve : Vinç mataforası. Cıvadıra. Cıvadıra meyil açısı olmak. Civadraya belirli bir meyil vermek. Civadra meyil açısı. Vinç mataforası ile yerleştirmek. Yük yerleştirme vinci. Dikme ile yük yerleştirmek. Cıvadıra meyil açısı.
Steeve plate : Madreporit. Elek plakası. Derisi dikenlilerde su kanal sistemine ait taş kanalın (madrepor kanalı) dışarıya açıldığı yerde bulunan kalbur gibi delikli bir safiha. madreporit. Elek safihası. Derisi dikenlilerde su kanal sistemine ait taş kanalın (madrepor kanalı) dışarıya açıldığı yerde bulunan kalbur gibi delikli bir levha, madreporit.
Steed : Küheylan. At. Savaş atı.
Steeds : At. Küheylan. Savaş atı.
Steel : Hazırlamak. Çeliklemek. Sertleştirmek. Güçlendirmek. Çelik kaplamak. Demirin, karbon ve % 2'ye değin başka öğelerle oluşturduğu yüksek dayançlı alaşımların genel adı. Çelik gibi yapmak. Katılaştırmak. Çelik.
Steel analysis : Çelik analizi. Çelik çözümlemesi.
Steel belt conveyor : Çelik kayışlı taşıyıcı. Çelik bantlı konveyör.
Steel arch support : Kavisli çelik bağ. Çelik yay bağ.
Steel bar : Çelik çubuk.
Steel base : Çelik temel.
İngilizce Steeving Türkçe anlamı, Steeving eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Steeving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Leaky : Sızıntılı (gemi). Sızdıran. Kaçırır. Sızan. Sızıntılı. Sızdırır. Delik. Liman bölgesi.
Oozing : Sızma. Koşulsuzca.
Apparent : Anlaşılır. Belli. Görünür. Besbelli. Ortada. Aşikar. Göze çarpan. Görünüşte. Açık. Belirgin.
Oozy : Sızıntılı. Sulu çamur gibi. Sızdıran.
Ostensible : Gerçek olmayan. Görünüşte. Görünüşteki. Zahiri. Göze çarpan. Sözde. Göstermelik. Göze batan. Görünen. Görünürdeki.
Superficial : Esaslı olmayan. Sathi. Yarım yamalak. Dış. İki boyutlu. Superfisyal. Üstünkörü. Derin olmayan. Maden. Yüzlek, yüzeyde olan.
Steeving zıt anlamlı kelimeler, Steeving kelime anlamı
Profound : Şiddetli. İçine işleyen. Çok derin. Derya. Bilgili. İçten. Bilge. Etkileyici. Adamakıllı. Engin.
Tight : Zor. Sıkışmış. Sızdırmaz. Kritik. Dar. Sıkı. Kısa ve özlü. Eli sıkı. Gergin. Sıkışık.
Steeving ingilizce tanımı, definition of Steeving
Steeving kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or practice of one who steeves.

Bu kısımda Steeving kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Steeving ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Steeving anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Steeving ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.