Oozing türkçesi Oozing nedir
- Sızma.
- Koşulsuzca.
Oozing ingilizcede ne demek, Oozing nerede nasıl kullanılır?
Oozing out : Taşma. Kaçak yapmak. Sızdırmak. Sızma. Süzülme. Sızmak. Damlama.
Boozing : Çok içki içme. Çok içki içen. Kafayı çekme.
Schmoozing : Boş konuşmalar yapmak. Dedikodu yapmak (ibranice). Boş ve anlamsız konuşma. Havadan sudan konuşmak. Gevezelik etmek. Çene çalmak.
Snoozing : Kısa uyku. Şekerleme yapmak. Ertele. Yeniden anımsat. Uyuklamak. Şekerleme. Uyumak. Uyuklama. Uyku. Kestirmek.
Ooziness : Sızıntılı olma durumu. Balçıklı olma.
Woozier : Zihni daha karışmış. Sersem. Daha karışık. Daha sersemlemiş. Kafası karışık. Sarhoş.
Floozie : Ahlaksız kadın. Orospu (ayrıca floosie, floozy). Kaltak. Sevgili. Fahişe. Hafifmeşrep kadın. (argo) kötü şöhretli kadın.
Ooziest : Sızdıran. Sızıntılı. Sulu çamur gibi.
Boozily : Sarhoş bir şekilde.
Floozies : Hoppa. Orospu. Fahişe. Hoppa kadın.
İngilizce Oozing Türkçe anlamı, Oozing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oozing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Infiltration : Sızma (örgüt veya kuruluş vb'ne). İnfiltrasyon. Coğrafya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Doku veya organda bulunmaması gereken hücre, ödem sıvısı veya herhangi bir materyalin birikmesi, yayılması veya normalden fazla bulunması. süzme veya süzülme. dokuya sızan veya toplanan madde. Yağmur ve kar sularının, çatlak ya da geçirimli katmanlardan yeraltına geçmesi olayı. Gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt veya kuruluş vb'ne). Sızdırma. Süzme. Süzülme. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi.
Ooze : Sızıntı. Kaçırmak. Duyulmak. Meşe kabuğu suyu. Kaçmak. Sızmak. Sızdırmak. Kaçak yapmak. Bataklık.
Categorically : Kati surette. Kesin bir şekilde. Kesin olarak. Sakınma. Kategorik olarak.
Leakage : Sızıntı. Sızıntı miktarı. Fire. Süzülmeden doğan eksilme, akma. Akıntı. Kimya, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Sızıntı (su gaz vb). Akışlanların bir yarık, delik vb. dizgenin içine ya da dışına doğru istenmedik yönde gitmesi, kaçması. Akma.
Flow : Süzülmek. Akıp gitmek. Akış. Akmak. Akıntı yapmak. Taşmak. Akıcı özelliği olan özdek ya da erkenin yer değiştirme olayı. Dolaşmak (kan vb). Dolaşmak. Met halinde olmak.
Outflowing : Ülke dışına akan. Boşalma. Taşma. Sızıntı. Dış bölgelere doğru yolculuk eden. Taşan miktar. Dışarı akma. Akan miktar. Dışarıya akın halinde giden. Dışarıya akan miktar.
Flowing : Seyelan. Akan. Akıcı. Akış. Kolay. Dalgalı. Kullanışlı (gemi). Dökümlü. Akma. Akıntılı.
Exudations : Eksüdasyon. Salgılama eylemi. Terleme. Akma. Dışarı sızma. Dışarı sızan şey. Sızıntı. Eksudasyon. Gözenekten dışa atım.
Effluxes : Akıntı. Sızıntı. Akma. Dışarı akma. Akış. Dışarı sızma. Atık su. Dışarı akış.
Leaky : Sızıntılı. Delik. Sızdıran. Sızıntılı (gemi). Liman bölgesi. Kaçırır. Sızan. Sızdırır.
Oozing synonyms : oozing out, seeping, transudation, outflow, leaking, exuding, efflux, unreservedly, seepage, infiltrations, oozes, oozy, exudation, leakages.
Oozing zıt anlamlı kelimeler, Oozing kelime anlamı
Tight : Sarhoş. Sızdırmaz. Dar. Sıkı. Sıkışmış. Eli sıkı. Sık (saflar). Sızmaz. Cimri. Kritik.

Bu kısımda Oozing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oozing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oozing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oozing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.