Sticking point türkçesi Sticking point nedir

  • Görüşmelerde uzlaşmayı engelleyen çekişmeli konu.
  • Hükümetlerin uzlaşmasını engelleyen çekişmeli konu.

Sticking point ingilizcede ne demek, Sticking point nerede nasıl kullanılır?

Sticking : Pörtlek. Sıkışma. Batırma. Yapışma. Tutmak. Yapışkan. Kaynama. Tutukluk. Yapışkanlı. Yapışmak.

Point : Doğrultmak. Ferma yapmak (av köpeği). Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Sivrilmek. Uç. Uç vermek. Punto. Sivriltmek. İşaret etmek. Doğrultmak (silah).

Sticking in : İçine sokma. Sokma.

Sticking into : Saplama.

Sticking plaster : Yara bandı. Plaster. Yapışkan yakı. Flaster.

A case in point : İbret. Söz konusu edilen şeyin bir örneği. Tipik bir örnek. Bir durumu en iyi biçimde anlatan örnek. İbret verici.