Sticking türkçesi Sticking nedir
Sticking ile ilgili cümleler
English: A pencil is sticking out of your pocket.
Turkish: Cebinden bir kalem sarkıyor.
English: Ali says he'll be sticking around after the meeting.
Turkish: Ali toplantıdan sonra takılacağını söylüyor.
English: I'm sticking with him.
Turkish: Onunla beraber kalıyorum.
English: I'm sticking to my original plan.
Turkish: Orijinal planıma bağlı kalıyorum.
English: I am sticking a picture on the cupboard.
Turkish: Dolabın üstüne bir resim yapıştırıyorum.
Sticking ingilizcede ne demek, Sticking nerede nasıl kullanılır?
Sticking in : Sokma. İçine sokma.
Sticking into : Saplama.
Sticking plaster : Plaster. Yapışkan yakı. Flaster. Yara bandı.
Sticking point : Görüşmelerde uzlaşmayı engelleyen çekişmeli konu. Hükümetlerin uzlaşmasını engelleyen çekişmeli konu.
Pigsticking : Domuz kesme. Domuz avı.
Stickily : İnatçı bir şekilde. Gönülsüzce. Berbat bir şekilde. Yapışkan bir halde. Rutubetli bir şekilde.
Stick around : Bir yerde çakılı kalmak. Bir yerden ayrılmamak. Bir yere ayrılmayın. Etrafında dolaşmak. Bizi izlemeye devam edin. Beklemek. Takılmak. Kalmak. Bir yere kaybolma. Ayrılmamak.
Stick at : Sıkı çalışmaya devam etmek. Yapmayı reddetmek. -den çekinmek. Bir iş üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek. Bir işi bırakmamak.
Stick at nothing : Her şeyi göze olmak. Hiçbir şeyden çekinmemek. Korkusu olmamak.
Stick by : Terketmemek. Desteklemeye devam etmek. Desteklemek. Sadık kalmak.
İngilizce Sticking Türkçe anlamı, Sticking eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sticking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adnation : Birlikte büyüme durumu.
Crushing : Eziş. Kırıcı. Kırma (işlem). Mahvedici. Ezme. Kırılma. Kırma. Ufalama.
Affects : Bozmak. Numarası yapmak. Üzmek. Sarsmak. Yaşamak ( de). Dokunmak. Taslamak. Hoşlanmak. Etki etmek.
Cleaved : Bölmek. Açmak. İkiye ayrılmak. Yarmak. Sadık kalmak. Bağlı olmak. Çatlamak. Yarılmak.
Malfunction : Kullanım dışı kalmak. İşlev bozukluğu. Tekleme. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bozukluk. Kötü çalışma. Kötü çalışmak. Görev bozukluğu. Aksaklık. Teklemek.
Bind : Bağlamak. Yan çapraz. Usandırmak. Birleştirmek. Takyit etmek. Ciltlemek. Tutturmak. Donmak (beton). Raptetmek.
Congestions : Yoğunluk. Kan toplanması. Kan hücumu. Sıkışıklık. Birikme. Tıkanma. Tıkanıklık. Kan birikmesi. İzdiham.
Immersions : Dalma. Batırılma. İmersiyon. Suya batırma. Daldırma. Batma. Suya daldırma. Tutulma.
Accreted : Eklemek. Artmak. Katılımlarla büyümek. Birleşmek. Büyümek.
Adhered : Yapışık. Bağlı. Bağlanmak. Sadık. Bağlı kalmak. Katılmak. Bitiştirmek.
Sticking synonyms : sticking out, bulging, protrusive, timidity, relieved, clams, bespoken, book, stickier, prick, pressure, projecting, conglutination, book up, boil, coherence, aggregate, hoarseness, clingy, dipping, coherency, submergence, clingiest, cohesions, cleave, bonding, bondings, stuttering, submergences, pressures, clinging, adhesions, clinches.
Sticking zıt anlamlı kelimeler, Sticking kelime anlamı
Intrusive : Kullanışsız. Elverişsiz. İzinsiz giren. Zorla içeri giren. Sırnaşık. Davetsiz. Zorla giren. Mütecaviz. Araya giren. İzinsiz ve davetsiz giren.

Bu kısımda Sticking kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sticking ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sticking anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sticking ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.