Crushing türkçesi Crushing nedir

Crushing ingilizcede ne demek, Crushing nerede nasıl kullanılır?

Crushing defeat : Ezici mağlubiyet. Büyük fark ile yenilgi. Büyük yenilgi.

Crushing defeat in balkans war : Balkan hezimeti.

Crushing mill : Ezme değirmeni. Kırma değirmeni.

Crushing plant : Kırma tesisi. Kırma kuruluşu.

Crushing roll : Kırıcı merdane.

Wet crushing : Yaş kırma.

Fine crushing : İnce kırma.

Crushing strength : Ezilme direnmesi. Ezilme dayanıklığı. Ezilme dayanımı. Kırılma dayancı. Parçalanma dayanımı.

Crushing test : Ezme deneyi. Kırma deneyi. Ezilme deneyi. Ezilme testi. Patlama deneyi.

Coarse crushing : Kaba kırına. Kaba kırma.

İngilizce Crushing Türkçe anlamı, Crushing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crushing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Jam : Kıstırmak. Kenetlenmek. Takılmak. Bastırmak. Reçel. Parazit yapmak. Sıkışıklık. Tutukluk yapmak.

Diffractions : Kırınım. Ayrılma. Difraksiyon. Dağılma. Kırılıp geçme. Işınların kırılarak yayılması. Kırılım.

Advancing longwall : İlerleyen uzunayak.

Incarcerations : İnkarserasyon. Tutuklama. Enkarserasyon. Boğma. Sıkıştırma. Hapsedilme. Hapsetme. Kapatma.

 

Efflorescence : Toz haline gelme. Kimi sulu örüt bileşiklerin havada su yitirerek, yüzeyden başlayan toza dönüşme özelliği. örn. çamaşır sodasının tozlaşması. Toz olma. Çiçeksime. Çiçek açma. Kimya, jeoloji alanlarında kullanılır. Olgunlaşma. Efloresans. Tozlaşma.

Breaker : Dev dalga. Çatlayan dalga. Kinci. Konkasör. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Kıyıya vuran büyük dalga. Mancana (gemi). Kesici. Kıran şey veya kimse. Sığlığa ulaşınca genel devinim kuramından ayrılarak çatlayıp köpüklü bir görünüm alarak kıyıya doğru yer değiştiren dalga türü.

Crash : Gürültüyle düşmek. Çarpma etmeni. İflas bayrağını çekmek. Gürültü etmek. Parçalanmak. Düşmek (kaza sonucu). Çarpışmak. Gürlemek. Sahnede çarpma sesi.

Steamroller : Basmak. Silindir (motorlu araç olarak). Buharlı silindir. Silindirle düzlemek. Muhalefeti ezmek. Zorlamak. Baskı yapmak. Buharlı yol silindiri. Ezmek.

Slaking : Sulanma. Söndürmek (kireç). Su katımı. Gidermek (susuzluk vb.).

Breakup : Parçalanma. Sona erme. Bozuşma. Çözülüm. Ayrılma. Dağılma. Bozulma. Son. Çöküş.

Crushing synonyms : compacting, break, folding, breakage, blanketing, mushing, crashes, being smashed, suppression, acidization, cracker, incarceration, galling, mash, hurtful, accident frequency, folded, bursters, shattering, fatal, disobliging, harsher, crusher, cross breed, harshest, adit, pressures, having hard time, half blood, brack, fracture, being hurt, stifling.

Crushing zıt anlamlı kelimeler, Crushing kelime anlamı

Constructive : Konstrüktif. Dolaylı. İnşaat. Yapıcı. Yapısal. Geliştirici. Olumlu. Yaratıcı. Yardımcı. İnşaatla ilgili.

Crushing ingilizce tanımı, definition of Crushing

Crushing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That crushes. Overwhelming.