Ezme nedir, Ezme ne demek

  • Ezmek işi.
  • Bitkilerin etli ve yumuşak kısımlarını macun kıvamına getirmek üzere parçalama, katı ve telsel kısımlarını süzerek ayıklama işlemi.
  • Soğan ve domatesin çok küçük parçalara bölünmesiyle hazırlanan bir meze türü.
  • Sebzelerin ezilmesiyle yapılmış olan meze

Yerel Türkçe anlamı:

Kuşburnu ve erikten yapılmış olan salçalar.

Güreş terimi olarak anlamı:

Karşısındakini uzun süre güreşemez duruma sokma.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Yem parçacıklarının biçimi ve/veya irilikleri, gerektiğinde kıvama getirilmek veya tavlanmak suretiyle, merdaneler arasından geçirilerek düz, yassı partiküller durumuna getirilmesi.

Bilimsel terim anlamı:

Çatmadan "doğru dürtüş"e geçmek için, karşı namlunun esnek bölümünü apansız bastırma ya da yana itme.

Vurarak ya da üzerlerinden bir ağırlık geçirerek, yüzey çıkıntılarını giderme işlemi.

İngilizce'de Ezme ne demek? Ezme ingilizcesi nedir?:

pressure, peening, rolling

Ezme anlamı, kısaca tanımı:

Ezme boya : Yağ veya başka bir maddeyle ezilerek hamur durumuna getirilmiş boya.

Badem ezmesi : Ezilmiş bademle yapılmış olan şekerleme.

Fıstık ezmesi : Fıstıkla yapılmış olan bir şekerleme.

Hamsi ezmesi : Genellikle hamsi, bazen de çaça, sardalya veya tirsi balıklarından yapılmış olan tuzlu ve yağlı ezme, ançüez.

 

Meyve ezmesi : Meyvelerin ezilmesi sonucu elde edilen yiyecek.

Patlıcan ezmesi : Közlenmiş patlıcanın ezilerek genellikle sarımsakla karıştırılmasıyla hazırlanan bir meze türü.

Zeytin ezmesi : İşlenmiş zeytinin ezilmesi ile yapılmış olan yiyecek.

Ezmek : Üzmek, sıkıntıya sokmak. Üstüne basarak veya bir şey arasına sıkıştırarak yassılaştırmak, biçimini değiştirmek. Dayanıklılığını aşacak derecede çalıştırarak yormak. Ağır bir şey, başka bir şeyin üzerinden geçmek, çiğnemek. Yenmek, sindirmek. Harcamak. Sıvı içinde bastırıp karıştırarak eritmek.

Bağrını ezmek : Üzülmek, dertlenmek.

İçini ezmek : Üzüntüsünü, sıkıntısını duymak.

Kafasını ezmek : Zararlı olabilecek bir hareketi, bir durumu başlangıçta yok etmek, etkisiz duruma getirmek.

Karıncayı bile ezmemek : Çok merhametli, ince duygulu olmak.

Silindir gibi ezmek : Bir kimseyi her yönüyle güçsüz duruma getirmek.

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Ezilme : Pigment ve dolgu maddesi gibi katı maddelerin bağlayıcı içinde bağdaşık olarak dağılması. Ezilmek işi.

Meze : Eğlence, alay. İçki içilirken yenilen yiyecek.

 

Soğan : Çiğdem, lale, zambak, sarımsak vb. bitkilerin toprak altındaki yumru kökü. Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa).

Domates : Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum). Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü.

Küçük : Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Küçük abdest.

Parça : Güzel, alımlı kız veya kadın. Tane. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj. Müzik eseri.

Ezmencik ezmencik : Ağzında kelimeleri yaya yaya konuşma için kullanılır.

Ezmetmek : < Ar. âzim: azmetmek

Ezme ile ilgili Cümleler

  • Yulaf ezmende biraz kuru üzüm ister misin?
  • Tom'un gerçekten istediği bir fıstık ezmeli sandviçti.
  • Fıstık ezmesini seversin, değil mi?
  • Fıstık ezmesini sever misin?
  • Ali Mary'ye bir fıstık ezmeli jöle sandviç yaptı.
  • Ali genellikle yulaf ezmesini şekersiz yer.
  • Fıstık ezmesinden nefret ederim.

Diğer dillerde Ezme anlamı nedir?

İngilizce'de Ezme ne demek? : n. crushing, mashing, grinding, puree, mash, paste, pate, crush, squash, pomace, pulverization, scrunch, spoon meat

Fransızca'da Ezme : écrasement [le], broyage [le], foulage [le], froissement [le], oppression [la], pâte [la], purée [la]

Almanca'da Ezme : n. Brei, Mus

Rusça'da Ezme : n. угнетение (N), подавление (N), изнурение (N), паста (F), паштет (M), пюре (N)