Stings türkçesi Stings nedir

Stings ile ilgili cümleler

English: Bee stings can be very painful.
Turkish: Arı sokmaları çok ağrılı olabilir.

English: It stings.
Turkish: Bu sokar.

English: Most jellyfish stings aren't deadly, but many are pretty painful nonetheless.
Turkish: Çoğu denizanası sokmaları ölümcül değil ama çoğu yine de oldukça ağrılıdır.

English: Honey is sweet, but the bee stings.
Turkish: Bal tatlıdır, ama arı sokar.

English: I got some shampoo in my eyes and it stings.
Turkish: Gözlerimde biraz şampuan var ve o yanıyor.

Stings ingilizcede ne demek, Stings nerede nasıl kullanılır?

Bastings : Teyel. Teyelleme. Dövme. Dayak.

Beastings : İlk gelen süt. Ön süt. İneğin doğumdan sonraki ilk sütü. Ağız sütü. İlk süt. Ağız.

Beestings : Ağız sütü. İneğin doğumdan sonraki ilk sütü. Ağız (süt). Ağız. İlk süt. Ön süt. İlk gelen süt.

Biestings : Ağız.

Blastings : Püskürtme yapan kimsenin işi. Patlatan kimsenin işi. Patlatma yapan kimsenin işi. İnfilak. Dinamitleme. Püskürtme. Küfretme. Havaya uçma. Lanet okuma. Patlama.

 

Eastings : Doğuya hareket. Doğuya doğru yönelme. Sağa değer. Doğuya yönelme.

Fastings : Açlık. Oruçlu. Oruç tutma. Perhiz. Oruç. Niyetli. Aç karnına.

Hastings : Thomas hastings (1860-1929, ortağı john merven carrere ile birlikte büyük mimarlık şirketi kuran ünlü abd mimarı, warren hastings (1732-1818). Yeni zellanda'da bir şehir. Bhindistan'da ilk genel vali olarak görev yapan ingiliz devlet adamı (1773'ten 1785'e kadar). Cinque limanları'ndan biri. Güneydoğu ingiltere'de liman şehri. Nebraska'da bir şehir (abd). Michigan eyaletinde şehir. Florida eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Soyadı.

Costings : Fiyat tespiti. Maliyetlendirme. Maliyetleme.

Castings : Dökmecilik. Kalıba dökme. Rol dağıtımı. Ağ atma. Dökme. Döküm. Astar sıva. Olta atma.

İngilizce Stings Türkçe anlamı, Stings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endamages : Zarar vermek. Kötülük etmek. Zayıflatmak. Bozmak. Yaralamak.

Embed : Gömmek. Oturtmak. Yerleştirmek. Kafasına sokmak. Gömülmek. İçine oturtmak. İçine katmak. Kakmak.

Hurts : Zarar görmek. Yaralamak. Ağrımak. Küstürmek. Zarar vermek. Rencide etmek.

Antagonized : Kızdırmak. Aleyhine çevirmek. Karşı çıkmak. Düşman etmek.

Blow : Solumak. Harcamak. Üflemek. Uçurmak. Fışkırmak. Esmek (rüzgar). Kahretmek. Düşmek. Çiçeklenmek. Hava vermek.

Agonise : Acı çektirmek. İşkence görmek. Can çekişmek. Eziyet etmek. İşkence çekmek. Mücadele etmek. İşkence etmek. Acı vermeye neden olmak (ayrıca agonize). Uğraşmak.

Become invalid : Geçersiz olmak. Geçerliliği kalmamak. Geçersizleşmek.

 

Egging : Teşvik etmek. Cesaretlendirme. Çırpılmış yumurtayla kaplama. Yumurta atma. Gaz verme.

Break open : Açmak. Zorla açmak.

Stings synonyms : solmizate, breake, feel, affronting, tweedle, buffoons, establish, aggrieve, gripe, quaver, breaching, cantillate, cause pain, commove, chiselling, embeds, embroils, smarted, nip, give offense, abash, feel for, burn out, engrafting, champing, lamenting, minstrel, engrafts, engender, chorus, aggrieves, wrings, chant.

Stings zıt anlamlı kelimeler, Stings kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.