Fastings türkçesi Fastings nedir

Fastings ingilizcede ne demek, Fastings nerede nasıl kullanılır?

Fasting cure : Rejim.

Fasting : Açlık. Kutsal sayılan günlerde ve zamanlarda, erginleme törenlerinde, kimi büyüsel işlemlerde, belirli bir süreyi gerektiren yeminlerde, ya bütün gün hiç bir şey yememe ya da belirli şeyleri yemeden, içmeden kaçınma. Oruç tutma. Oruçlu. Oruç. Perhiz. Niyetli. Aç karnına.

Breakfasting : Kahvaltı etmek. Sabah kahvaltısı. Kahvaltı.

Handfasting : Aile ve sevdikleriyle birlikte. Dış ortamda yaptıkları. Birbirini seven iki kişinin evlendiklerini ilan etmek için. Genellikle yasal olmayan. Evlilik töreni.

Fastidious : Nazlı gelişen. Zor beğenen. Zor gelişen. Güç. Müşkülpesent. Kılı kırk yaran. Zor beğenir. Titiz. Kolay beğenmez. Nazlı.

Overfastidious : Ayrıntılarla çok uğraşan. Seçici. Aşırı titiz. Çok zor beğenen.

Fast and thickly : Yağmur gibi.

Fast acting : Hızlı hareket etme. Bir işi çabucak bitirme. Hızlı tepkili. Çabuk tepkili.

Fast asleep : Derin uykuda. Derin uykuya dalmış. Deliksis uykuya dalma. Ölü gibi uyumak. Derin şekilde uyuklama. Derin uykuda olmak.

Fast ball : Hızlı top. En yüksek hızında vurulan veya çakılan top (beyzbol).

İngilizce Fastings Türkçe anlamı, Fastings eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fastings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Famines : Yokluk. Kıtlıklar. Kıtlık. Sıkıntı.

Perpetual : Ömür boyu görevde kalan. Aralıksız. Aralıksız çalışan. Süreğen. Devamlı. Sürekli. Ölümsüz. Kalıcı. Daimi. Ebedi.

Enduring : Sürekli. Baki. Ebedi. Tahammüllü. Uzun süren. Sabırlı. Devamlı. Mukavim. Çileli. Kalıcı.

Famine : Yokluk. Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfusun bir bölümünün yaşamda kalabilmek için gerekli olan ölçüde beslenememesi ve bu yüzden ölüme gitmesi olgusu. Kıtlık. Sıkıntı.

Dieting : Rejim yapma. Rejim yapmak. Rejim yaptırmak. Perhiz vermek.

Imperishable : Çürümez. Unutulmaz. Bozulmaz. Ölmez. Ölümsüz. Yok olmaz. Ebedi. Sonsuz.

Inanition : Hayvanların uzun süreli yemsiz kalması veya fizyolojik doyumu yeterince karşılayamaması sonucu yeme karşı güçlü istek duyması, halsizlik ve ağrı durumu, zafiyet. Gıdasızlıktan kaynaklanan bitkinlik. Açlık nedeniyle zayıflama. güçten kuvvetten düşme. halsizlik, bedensel kuvvetini yitirme. Zafiyet. Yetersiz beslenme. İnanisyon. Boşluk. İnansiyon.

Unending : Tükenmez. Bitmek tükenmek bilmeyen. Zamansız. Sonu gelmez. Bitmeyen. Sürekli. Bitmez tükenmez. Sonsuz. Bitmek tükenmek bilmez.

Disposed : Hevesli. İstekli. Atılmış. Mütemayil. Eğilimli. Meyilli. Hazır.

Meaning : Meal. Gaye. Kasıtlı. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Manalı. Yorum. Anlamlı. Önem. Mana.

Fastings synonyms : long lasting, durable, unceasing, hungriness, purposeful, permanent, eonian, ageless, hollowness, famishment, abstinence, regimens, intentioned, eternal, prospective, with an empty stomach, dearths, regimen, aeonian, dieted, abiding, standing, intending, starvation, ineradicable, hungering, fasting, dearth, on an empty stomach, the diet, food shortage, diet, slimdown.

 

Fastings zıt anlamlı kelimeler, Fastings kelime anlamı

Eradicable : Kökünden sökülebilir. İmha edilebilir olan. Ortadan kaldırılabilir. Yok edilebilir.

Changeable : Kararsız. İstikrarsız. Değişebilir. Değişebilen. Şanjanlı. Yanardöner. Değişken. Değiştirilebilir. Dönek.

Impermanent : Devamsız. Devam etmeyen. Geçici. Kalıcı olmayan. Süreksiz. Kalımsız. Daimi olmayan.

Fastings antonyms : impermanence, unstable, short.