Fasting türkçesi Fasting nedir
- Açlık.
- Oruçlu.
- Aç karnına.
- Oruç tutma.
- Oruç.
- Niyetli.
- Kutsal sayılan günlerde ve zamanlarda, erginleme törenlerinde, kimi büyüsel işlemlerde, belirli bir süreyi gerektiren yeminlerde, ya bütün gün hiç bir şey yememe ya da belirli şeyleri yemeden, içmeden kaçınma.
- Perhiz.
Fasting ile ilgili cümleler
English: We're fasting.
Turkish: Biz oruç tutuyoruz.
English: Who's fasting?
Turkish: Kim oruç tutuyor?
English: Ali is fasting.
Turkish: Ali oruç tutuyor.
English: I'm fasting.
Turkish: Ben oruç tutuyorum.
Fasting ingilizcede ne demek, Fasting nerede nasıl kullanılır?
Fasting cure : Rejim.
Fastings : Açlık. Oruç tutma. Perhiz. Aç karnına. Niyetli. Oruçlu. Oruç.
Breakfasting : Sabah kahvaltısı. Kahvaltı. Kahvaltı etmek.
Handfasting : Genellikle yasal olmayan. Aile ve sevdikleriyle birlikte. Dış ortamda yaptıkları. Evlilik töreni. Birbirini seven iki kişinin evlendiklerini ilan etmek için.
Fastidious : Nazlı. Müşkülpesent. Güç. Zor beğenen. Kılı kırk yaran. Titiz. Zor gelişen. Kolay beğenmez. Nazlı gelişen. Zor beğenir.
Fastigium : Hastalığın en şiddetli dönemi. Tavan, çatı, kubbe. Beyinin en sivri noktası. Bir hastalık veya enfeksiyonda en büyük ve şiddetli nokta veya evre. Fastigyum.
Fast ball : Hızlı top. En yüksek hızında vurulan veya çakılan top (beyzbol).
Fastidiously : Aşırı derecede kibar bir şekilde. Hassas bir şekilde. Ciddi olarak. Ufacık detaylara bile muazzam bir dikkat göstererek. Özenli bir şekilde. Titizlikle.
Fastidiousness : Müşkülpesentlik. Titizlik.
Fastigiate : Dik dallara sahip olan (bitki vb). Konik. Huni şeklinde.
İngilizce Fasting Türkçe anlamı, Fasting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fasting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Regime : Yönetim anlayışı. Düzen. Yönetme. Nizam. Hükümet şekli. Usul. Diyet. Yönetim.
On an empty stomach : Aç karnına mı.
Disposed : İstekli. Hazır. Meyilli. Atılmış. Eğilimli. Mütemayil. Hevesli.
Hunger strike : Açlık grevi.
Regimen : Yönetim. Rejim. Rejim perhiz. Sözcükler arası yapısal etkileşim. Diyet. Dozaj. İdare. Rejiman.
Diet : Perhiz vermek. Günlük besin. Rejim. Diyet. Kurultay. Perhiz yapmak. Yiyecek. Rejim yapmak. Gıda. Diyet yapmak.
With an empty stomach : Aç açına.
Hunger : Kıtlık. İstek. Hasret çekmek. Yiyecek kıtlığı. Şiddetli istek. Arzu. İştiyak. Özlemek. Özlem.
Fasting synonyms : while hungry, intending, famines, dieted, hungriness, fastings, dearth, hungers, inanition, minded, intentioned, hollowness, meaning, abstinence, dieting, food shortage, hungering, regimens, prospective, fast, ramadan, purposeful, famishment, slimdown, starvation, dearths, intent, famine, the diet.

Bu kısımda Fasting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fasting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fasting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fasting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.