Stormbird türkçesi Stormbird nedir

Stormbird ingilizcede ne demek, Stormbird nerede nasıl kullanılır?

Stormbound : Fırtınadan mahsur kalmış. Fırtınanın engellediği. Fırtına yüzünden gecikmiş.

Storm anchor : Ocaklık demiri. Kurtuluş ümidi.

Storm and stress : Sturm und drang. On sekizinci yüzyılın ikinci yarısında almanya'da romantik yazarları simgeleyen dönem. aklı vurgulayan aydınlanma'ya karşı, rousseau'nun «doğaya dönüşteki ahlaksal gereklilik» ilkesini benimseyen, düşünceyi geliştirerek coşkun davranışlarla toplum bağlarını parçalayan yazar ve sanatçılar dönemi. Fırtına ve atılış. Xvııı. yüzyılın ikinci yarısında, almanya'da yazar ve ozanlar, us'u ön planda tutan antan auflörung (= aydınlanma) akımına karşı, rousseau'nın doğaya dönme gerekliliği düşüncesini benimserler ve kurallarla toplum bağlarını parçalayan coşkun davranışlariyle yeni bir akım yaratırlar (1767-1785) bu akım adını, alman yazarlarından f. m. llinger'in ayni adda yazdığı dramından alır. klasik çağ öncesidir. fransızların ilk alman romantizmi dedikleri akımdır. örn. goethe'nin gençlik dramı: "götz von berlic-hingen" ile sihiller'in gençlik dramı: "die rönber" (= haydutlar).

Storm beaten : Fırtına yemiş. Fırtınaya tutulmuş.

 

Storm boat : Hücum botu. Hücumbot.

Storm drain : Yağmur ana borusu. Rögar. Yağmur ana mecrası. Yağmur borularının getirdiği suları toplayarak yağmur kanalına taşıyan boru ağı.

Storm in : Hışımla içeri girmek. Fırtına gibi içeri dalmak. Hışım gibi girmek.

Storm cloud : Tehlike. Tehlike işareti. Kara bulut. Yağmur bulutu. Fırtına bulutu.

Storm in a teacup : Bir bardak suda koparılan fırtına.

Storm in a tea cup : Bir kaşık suda fırtına koparmak.

İngilizce Stormbird Türkçe anlamı, Stormbird eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stormbird ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stormy petrel : Huzursuzluk yaratan kimse. Huzur bozan kimse.

Shore bird : Sahil kuşu.

Stone curlew : Kalın bacaklı kuş. Kocagöz. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının kalın bacaklıgiller (oedicnemidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, avrupa, kuzey afrika ve batı asya'da yaşayan bir tür. Çayır balabanı.

Pratincole : Bataklık kırlangıcı. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, bataklık kırlangıcıgiller (glareolidae) familyasından, 26 cm kadar uzunlukta, güney avrupa ve kuzey afrika'dan tiyenşan dağlarına kadar olan bölgede bataklık kenarlarında yaşayan göçmen bir tür. Bataklıkkırlangıcı.

Plover : Kızkuşu. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Yağmurkuşu. Yağmur kuşu. Ötüşüyle yağmuru, kötü havayı ya da ölümü getireceğine inanılan kuş.

Wading bird : Yağmurkuşu. Balıkla beslenen uzun bacaklı bir kuş. Yiyeceğini suda yürüyerek alan uzun bacaklı herhangi bir kuş (balıkçıl, sorguç, flamingo vs). Dalıcı kuş. Yağmur kuşu. Su kıyısında yaşayan balıkla beslenen uzun bacaklı kuş.

 

Avocet : Kılıç gagalı. Avoset kuşu. Kılıçgagalı. Avoset (kuş). Kılıçgaga. Perde ayaklı uzun bacakları ve yukarı doğru kıvrık gagası olan bir dalıcı kuş türü.

Phalarope : Kum kuşu.

Stormbird synonyms : long legs, stilt plover, stiltbird, glareole, limicoline bird, suborder charadrii, woodcock, himantopus stilt, burhinus oedicnemus, longlegs, aphriza virgata, surfbird, charadrii, australian stilt, mallemock, mollemoke, oyster catcher, sandpiper, thick knee, snipe, storm petrel, wader, curlew, stilt, godwit, courser, oystercatcher.